Her gün binlerce damla gözyaşı
Düşer kara toprağa.
Bir mazlumun çaresiz yakarışları
Kaybolup gider ufuklarda.
Gel, bak şu manzaraya! İşte karşında ağlayan dünya!
Ayna ayna söyle bana
Nerede hürriyet muhȃfızları?
Ayna ayna söyle bana
Nerede o sahte gözyaşları?
Ayna ayna söyle bana
Kalbim sökülüpte çıksa göğsümden.
Vursalar yarayı derindende derinden.
Bir parçan yeter bana, kalkarım yeniden.
Koşarak gelirim sana mezar yerimden.
Sana sensiz baktım soğuk bir akşam.
Yine seyrettim uzaktan o güzel gözlerini.
Nerdedir yȃr diye rüzgȃrlara sorsam,
Getirirler bana belki saçının bir telini.
Bizimki kara gözlü ceylȃn,bir zȃlim peri.
Yüzü kar beyazı,saçları hazan mevsimi.
...
...
En sıcak yuva,en serin kucak
Dalgalan göklerde sen,al sancak!
...
Semȃda süzülen şahinler gibi.
Meydanda kükreyen aslanlar gibi.
Gönlümü ısıtan bir ocak gibi.
Sarıp sarmalayan öz annem gibi.
...
Çekilmiş göklere bir al sancak,
Açarak bağrını mazlȗm başına.
Vurarak pençeyi zȃlim hasıma,
Yakalar düşmanı hep kıskıvrak.
...
Kimsesizdim bana sen gönlünü açtın.
Bȋçȃre yanan bağrıma zemzem suyu saçtın.
Kurumuş bahçemde bir gül gibi açtın.
Aldın kuyulardan beni, yıldızlara saldın.
Ne güzel kokudur tȃze ekmek kokusu.
Duyulur her zerresinde yurdumun havası, suyu
Ne güzel kokudur tȃze ekmek kokusu.
Yoğrulur hamurunda milletin el emeği, göz nȗru.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!