Ben mi istedim?
Buralara gelmeyi
Seninle karşılaşmayı
Sabah büfeden sigara almayı
Benden para dilenen dilenciyle karşılaşmayı
Senin gözlerine bakmayı
Dut Ağacı hep Lanet eder
Meyvalarını çiğneyen insanlara
Bilmezki Onun Kaderi
Kaldırım taşları arasına
dikiliği gün belli oldu
Gökyüzü masmavi, sanki durgun bir deniz
Nerede gemiler hangi limana gittiler
Sanki fırtına kopacak gibi
Bembayaz bulutlar neredesiniz?
Nereye gittiniz?
Karanlık dağların arkasındaki
Sanki beşinci mevsimin kokusu gibi
Ölümü hatırlatır bana
Kendimi kendim olduğumu hissederim
İçimdeki bütün kötülükleri atmak isterim
Gözlerim dolu dolu olur
Çevremde bir dilenciye bakar gözlerim
İbadetlerimiz köygördüye
Hayırımız, hasenatımız,
Şatavatımız köygördüye
Kadının güzelliği,
Erkeğin mertliğini
Köygördüye
Dışarda yağmur,sesleri kulaklarımda
Kokularını alamıyorum, ne kötü
Yatağımdan gözüküyor dışarısı
Sokak lambası yine elma ağacını aydınlatmış
Küsmüş gibi kayısı
Dışarda herşey alacakaranlık
Sabah ezanıyla kalkardı
Kütür kütür öksürükle
Koyulurdu yola
Bir elinde uçlu siğarası
Diğerinde azığı kah kaderine söer
Kah ayağındaki yırtık ayakkabısına
Gerçektende acıtıyormu acılar yüreğimizi
yoksa herşey hikayemi
Daha dün ölmedimiydi sevdiğin kadın,
Şimdi gülmeler niye,
Halbuki Aşkım demezmiydin,
Sevgiyle bakmazmıydın gözlerine
Atom çekirdeği nasıl parçalanır bilmem
Aynştayn parçalamış en zeki insanmış
öyle diyorlar,
Önce hiçde inandırıcı gelmedi bana
Sonra bir sözünü duydum
Bir önyargıyı parçalamak
Bazende insan kendi olmalı
Kalıplaşmış kalıpları yırtıp atmalı,
Çekip kapıyı gitmeli arkasına bakmadan,
Dar sokaklardan geçmeli, gecenin bir yerinde,
Unutmalı derdi tasayı, Unutmalı geçim derdini,
Hiç bilmesede yağlı boya resim yapmalı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!