güneş doğmuş iyice yaklaşmış pencereme
gün öğle olmuş olsun biraz daha uyu diyor tembelliğim
serçeler nerede, niçin konmuyorlar saçlarıma
neden ıslatmıyorlar yüzümü gözümü serçeleri ürküten ne
zemheri ortalarında bile dinmeyen kalbimdeki ateşin sesi mi
kaç can yandı bu yangında
kervanlar düzülür çöllere seni düşündüğüm zaman
kutlu bir yolculuk başlar içimde adını takvimlere koyan
karardı ardından şehirler
bahçeleri sardı cehalet sarmaşığı arsızlık aştı duvarlardan
pencerelerde yabancı ışıklar ışıklarda şekilsiz gölgeler
hayâller savaşır duvarın içinde
sarı ve siyah karıncalar savaşır
başımı vurduğum duvarlar
ince bir yıkım içinde
kasım tüketir kendini
zaman tükenir. ..
rüzgarımsın
mevsim mevsim dolaşanımsın iklimler boyu
her halinle sevdiğimsin
nisandan mayısa geçerken bahar
tomurcuktan çiçeğe uzanışını sevdim
Evvel elif idim dimdik...
Şimdi vava döndürdü sevdam beni.
Konya
ekim/2009




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!