Fatma Doğan Şiirleri - Şair Fatma Doğan

Fatma Doğan

FATMA DOĞAN

MONA LİSA

Mona Lisa!
Gözbebeklerinden doğdu çok yıllar önce ,devrim gözlü bir kadın.

Devamını Oku
Fatma Doğan

MOR BEYAZI TENEŞİRDE, BİR KARDAN ADAM.
#fatma doğan
Bir bir aralandı gözümde, yıldızsız gecenin sansürlü kirpikleri,
Soğuk bir ayaz üflüyordu rüzgârın dudakları, yüzüme,
Tiz ıslığı sıyırıyordu kurşun gibi sessizliğin kulağını.
Saatin sarkacı duvarda idam mahkûmu gibi asılı dursa da

Devamını Oku
Fatma Doğan

MÜBERRA 2
Müberra!
Sen hangi ara sustun bu kadar?
Baktım da,
Dilsiz arzuhaller dolanır körüklü dudaklarında.
Ne çabuk esip geçmiş göğünden ,

Devamını Oku
Fatma Doğan

MÜBERRA!
Müberra! sen ki şu yalan dünyanın boncuk gözü,
Ayağımın dibinde kıvrılan, nehir
Yemişini sarkıtmış dal
Omuzuna yaslandığım, dağ
Varım yoğum,

Devamını Oku
Fatma Doğan

NA SİMA !(YÜZSÜZ)
#fatma doğan

Hangi sözlüğü açıp baksan, yabancı kendine , takındığın ismin,
Mermere kazınmış nasima yüzünün, yok bende kayda değer bir karşılığı,
Elinde, İdrisin bilgisinden devşirilmiş yeni yetme şirazesi bozuk iletki ile,

Devamını Oku
Fatma Doğan

NATALİ
Natali!
Teninde kavruk kiraz çiçeği kokusu
Yüzündeki tebessüme saklanmış muğlak bir korku
Biliyorum derdini, ne kadar gizlense de kapı ardına
Senin gözlerinde bende olmayan bir şeyler var

Devamını Oku
Fatma Doğan

NEDEN AŞKLAR HEP ÇÖLDE GEÇER LEYLA!

Neden aşklar hep çölde geçer Leyla?
Neden kumlara gömülür destanların ölüsü...
Ezeli bir kaidesi mı var sütun başlı servihan aşkların,
Ya da bana meçhul….

Devamını Oku
Fatma Doğan

FATMA DOĞAN
NE OLUR AĞLAMA
Ne olur ağlama;
Tüm sessiz şehirlerin surlarından yankılanıyor yoksa, ağlayan sesindeki hüzün?
Dağların bağrına varıp varıp yaslanıyor,
birer öksüz ve yetim gibi yankısı.

Devamını Oku
Fatma Doğan

NİYE ÇATTIN KAŞLARINI ZAHİDEM
# fatma doğan

Ah Neşet Babam!, sana çalıp söyletir ya bu dert, içli içli.
Bana da,bir kaşı kalem yazdırır , ilmik ilmik ördürür aşkı, ,
Ahu gözlüm, kalem kaşlım,

Devamını Oku
Fatma Doğan

O GÜN BOZKIR DOĞURDU MAYIS…

Bir mayıs sabahı ...
Anamın şakaklarında atıyordu zaman...
Kımıl kımıl…ırgalanıyordu,
Kızıl şafağın kundağı…

Devamını Oku