Kırık, kirli bir camın üstünde
Kendimi gördüm bugün
Ne bütündüm
Ne "cam gibi" parlak
Ve ölümü gördüm
Bu eylüller ölümüm olacak
Geldim ıssızdı yerin
Toprak sessiz ve serin
Bir kuyu dar ve derin
Derinde soluk bedenin
Akşam saatleri burada vakit
Gel diyemezdim
Gelmedin de zaten
Gitme diyemezdim
Gittin
Seni izledim bir uçurumun ağzından
Sessizlik
Çığlıklarımın kaybolduğu kara delik.
Sokaklarındayım şimdi
Çekimindeyim
Al beni gelmişken
Bırakma yarına
Güneş uzaklara gidiyor yine
Bir akşam üstü penceremde
Koşamıyorum, tutamıyorum
Takatimi büsbütün umutsuzluğa yatırıyorum
Karabasanlar çöküyor üstüme
Konuşamıyorum
Sanki yokluk bu son gülüş
Suskun biter onca cümbüş
Hele yalnızlığa bir düş
Bir düş hayat haberin yok
Gözler görmez kulak sağır
Hanyan'a yağmur yağıyor,
Sessiz bir karanlığa iniyorum ışıl ışıl şarkılardan,
Ayağımda tatlı bir yorgunluk
Derenin yokuşunu adımlıyorum
Toprağın kokusunu içime çekerek
Hanyan'a yağmur yağıyor...
Direnmek hazirana
Ne mümkün
Bırakmak kendini derinlerine, en derinlerine boşluğun
Düşünmeden bir şeylere çarpmayı, bölünmeyi milyonlara
Kaybolmak içinde sonsuzluğun
Anladığımda yazanı
Anlatamadığımda
Bir sırrı var mürekkebin
Alnımda
İpince sırat
Kalemin yazmadığı gün
Ne kadar uzaksın bana.
Yazmadığın günleri özledim,
Geri gelir mi bir daha
Hiç yokken ne güzeldim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!