Bir su kenarındayım
Renksiz, tuzsuz, serin...
Bir su,
Ne akıntısı var sürüklenebileceğim
Ne dalgası kıyısında yoğrulabileceğim
Delicesine bir durmuşluk, durgunluk, duruluk...
Önce kopar içinden bir sen daha
Bütünleşmiş ne varsa sana dair
Önce kırılır hüzünlerin, yıkılır
Yaşattığın anılar bölünür bir bir
Bir fırtına başlar puslu gözlerinde
Kül bulutlu bir hava
Hatta yağmur yağmak üzere
Cındız'dayım
Bizim çarşı yolunda
Nedense içime dolan garip bir mutluluk
Hemen bitmesin diye yavaşlattığım yolculuk
Nasıl da tutuştu bahar, avuçlarımda,
Yanmaya yüz tutmuşken bütün yeşiller,
Kururken resim defterimde üzüm yaprağı,
Tırnak uçlarımda kar soğuğu ayazları.
Titriyorum.
Tir tir tir...
Nasıl da koşuyor çocukluğum baharda
Rüzgara tutunup ordan oraya
Sarı kelebekler konuyor omzuma
Ah Hanyan! Senden kimler kaçacak
Kaç mevsim daha senden ayrı geçecek
Akşam çökünce kokulu üzüm asmalarına
Sinmecek oynuyoruz
Saklayıp küçücük bedenlerimizi
Akşam çökünce kokulu üzüm asmalarına
Kurşunlar yağdırırken cıv cıv
Çöküşü, köhnetilmiş hayatların
Kakılışı itilişi
Kendi büyümüş koca çınarın
Dalıyla, budağıyla
Bir hırgürde devrilişi
Bahanesi yok
Nedeni sebebi müsebbibi
Bir çıkmazın içine girdiyse yolun
Bahanesi yok
En kolayı
Döner fırıldak döner
Felek döner şans döner
Girdapta adam döner
Ocakta yanar döner
Tavuk döner et döner
Yalnız ben görsem kırmızılarda seni
Bir boy aynasında bir gece vakti
Ben farketsem yalnız uzattığını
Tel tel siyah saçlarını
Mevsim sarıya çalıyor sevdiğim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!