Farkındaysan Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3584

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Farkındaysan

Toplumun temeli, çöküp göçmekte,
Herkesin niyeti, çıkar biçmekte,
Zenginlik zehriyle, bade içmekte,
Farkındaysan, hisse için coşan var.
*
Günübirlik beyler, tahta çıkıyor,
Pir Sultan dostları, bendi yıkıyor,
Haksızlık görenler, ruhu sıkıyor,
Farkındaysan, can verir baş kaldıran.
*
Hızır Paşa derler, zulüm yapana,
Menfaat uğruna, puta tapana,
Yanlış rota çizip, izden sapana,
Farkındaysan, cesaretin sanı gür.
*
Aydın geçinenler, kağıt karalar,
Felsefe yaparak, dimağ yaralar,
Ünvanla övünüp, saflar aralar,
Farkındaysan, mevzuyu tez satarlar.
*
Düşünce tıkandı, zihin körleşti,
Çoğalan çileler, hepten gürleşti,
Kötülük, her yere fena yerleşti,
Farkındaysan, ahlaksızlık pek yaman.
*
İlme sarılanın, bükülmez dizi,
Cahiller göremez, silinmiş izi,
Ütopyalar sarmaz, karanlık gizi,
Farkındaysan, yitirirler hep hükmü.
*
Sızı kavurucu, keder derindir,
Bitmeyen ızdırap, hayli çetindir,
Gözyaşı dökenin, ruhu metindir,
Farkındaysan, yastadır Yunus Emre.
*
Katiyen varılmaz, pirin tahtına,
Hacı Bektaş Veli, küsmez bahtına,
Kelamı rehberdir, ruhun ahtına,
Farkındaysan, gerçek diyen yaş döker.
*
Dalgınlık bitirip, gerçeğe varsın,
Kıymetimi sayan, biricik yarsın,
Sevdama hükmeden, ufak kibarsın,
Farkındaysan, çirkin öter o baykuş.
*
Değişiktir, yüzün sahte boyası,
Yanıltır insanı, bozuk mayası,
Nadan komutanın, sökük paçası,
Farkındaysan, yoktur temel kuvvetin.
*
Geçmişe giderek, eylem başlatsak,
Tütünü kibritle, sarıp anlatsak,
Kömür rengi saçı, yana fırlatsak,
Farkındaysan, traş mecbursa eziyet.
*
Zenginler, yoksulu ezip geçiyor,
Arsızlar, mazlumu hedef seçiyor,
Masumlar, zehirli kadeh içiyor,
Farkındaysan, nadirdir hakka tapan.
*
Rehberlik sunanlar, izden sapınca,
Sahtekar alimler, para kapınca,
Hurafeye dönük, ayin yapınca,
Farkındaysan, ilim sükut eylemiş.
*
Eski savaşçılar, maziye daldı,
Hainler, her yanda iktidar aldı,
Zulmün karanlığı, gölgeyi saldı,
Farkındaysan, yiğit bulmak imkansız.
*
Yağmurlar yağmazsa, ekinler yatar,
Kuraklık çökerse, tohumlar batar,
Tüccarlar, pazarda hileyle satar,
Farkındaysan, bereketten eser yok.
*
Söz ustası, kalemini kırarsa,
Hasretlik bağrını, deşip sararsa,
Gurbetçi, sılada vuslat ararsa,
Farkındaysan, gurbet eli yamandır.
*
Gece karanlığı, çökünce dağa,
Avcılar, pusuyu kurar sapağa,
Ceylanlar, mecburen düşer tuzağa,
Farkındaysan, o avın şansı yoktur.
*
Masum yavruların, ciğeri yansa,
Körpe fidanların, dalı budansa,
Zalimler, köşkte şaraba abansa,
Farkındaysan, ezilir masumiyet.
*
Sahte peygamberler, kibre boyanır,
Riyakar kulların, yüzü yıkanır,
Vicdanlar paslanıp, nefse dadanır,
Farkındaysan, insan fıtrata küskün.
*
Sonsuzluk izinde, kervan yürürken,
Asırların çarkı, ömrü sürerken,
Ecelin pençesi, canı bürürken,
Farkındaysan, rüyadır fani hayat.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 11.3.2026 10:41:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!