Fısıltılar savrulur, beldemizde coşarsan,
Hevesimi çoğaltıp, ufuklarda yaşarsan,
Ziyadedir bu özlem, sarp yolları aşarsan;
Buna niyet etmezsen, sar demez ki ezgiler.
*
Rüzgârın tende essin, fısıltın kulağımda,
İzlerini sakladım, ziyade ocağımda,
Sana liman olurum, uyusan kucağımda;
Aşkıma yolcu oldun, var demez ki ezgiler.
*
Sevginin payı taşkın, gönlü ferman bilene,
İdrak özde yok ise, danışmalı gelene,
Şu diyar dönüp durur, binbir sahte gülene;
Sen de meydanda varsın, dur demez ki ezgiler.
*
Efil efil savrulup, geçerken o şehirden,
Ziyade bir kor akar, içimdeki nehirden,
Yabancılar ne anlar, tatlılaşmış zehirden;
Sırrımızı çözmüşsün, sor demez ki ezgiler.
*
Yaprak gibi titreyip, kapılırsak rüzgâra,
Ozanlar destan yazar, kavruldukça bu yara,
Ziyadedir hasretim, sığmaz artık diyara;
Gözlerinde yanmışım, gör demez ki ezgiler.
Kayıt Tarihi : 5.11.2026 21:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!