Asi başım varmasa da rükûna,
Bir çağrıyla çözüldü suskunluğum.
Yalın ayak yürüdüm ömrün ateşinde;
Merhametini bir ezan sesinde buldum.
Yalın ayakların yanmaz mı sıcakta?
Üşümez mi soğukta ellerin?
Ben kendi yalnızlığıma sığınırken,
Varlığını bir ezan sesinde duydum.
Bir ezan sesinde sordum kendime:
"Nedir kalbimde büyüttüğün isyan?"
Göğe kaldır ellerini, dedim usulca;
Kır kibrinin paslı prangalarını.
Şefkatini alçak gönüllülükte buldum.
Baksana şu sonsuz semaya;
Yıldızlar nasıl emrine boyun eğmiş.
Ay gecenin alnına mühür vururken,
Kudretini bir ezan sesinde duydum.
Elbet her şeyin vardır bir hikmeti;
Bir yaprak düşmez iznin olmadan.
Toprağın sabrında, suyun akışında,
Nimetini her nefeste buldum.
Dağlar susarak secdeyi öğretir,
Irmaklar zikreder gece gündüz.
Ben de sustum; içimde çözüldü düğümler,
Teslimiyetimi bir ezan sesinde buldum.
Ne zaman dünya omzuma çöktüyse,
Kapına döndü bütün yollarım.
Bir "Gel..." çağrısına sığındı ruhum;
Affını gözyaşlarımda buldum.
Şimdi biliyorum ey Rahmân;
En uzun yol sana varan yoldur.
Başım eğildikçe çoğaldı huzurum,
Sonsuzluğunu secdede buldum.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 7.07.2023 13:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!