geçmişi yıkarken
bir yaş daha süzülüyor
sayfaların arasından
kalemimin ucundan
perde iniyor
yeni kaderler çizilsin
yeni acılar yaşansın diye
..
bende bıraktığın ben
sende bir sen
bir de götürdüğün ben
hiç sevilmedimse zaten
bu alış-vermeyiş neden
(21 eylül 2003)
..
Bi yıldız düşer denize şimdi,
Bi de aklımdan gözlerin geçer,
'hani vardı ya' ile başlayan geceler, artık
uzaklığının sıcaklığına tutsak...
(eylül 2001-gelibolu)
..
Rûhumda esen fırtına dinmez biliyorsun
Sen ömrümü mahveyleyerek hep gülüyorsun
Sevdâmı gönülden ebedîyyen siliyorsun
Her mevsimim eylül gibi olsun diliyorsun
(26.09.2003-Maçka)
(Mef’ûlü Mefâîlü Mefâîlü Feûlün)
..
Bir gece vakti
Bir eylül vurgunu gibi
Umutlarım Kaynıyor
Paramparça olurcasına.
..
İlk sevişmelere bindiğimiz
tekerlekleri kağıt trenlermiş
bozkırlarda eridi.
Rayları sarmaşık bir yol şimdi dağlar
yüzyıldır uzar gider eylül
ellerin yoksa akşam
..
Gün ışığının solgun renkleri karşı yamaçlara yaslandığında, kapı önünde oturur, uzakları seyrederdim. Gün tutunmaya çalışır gibi ağaç dallarına düşer, ağır ağır kaybolur, yok olurdu. Her yer toprak rengine bürünüp, güneş bir başka diyarlara göç ederken, gökyüzünde aydede görünür, sanki bana gülümser, göz kırpardı. Uzaktan gelen çocuk seslerini duyardım. Ağlayan bebelere seslerine üzülürdüm. Sessizlik kapladığında çevreyi tatlı bir huzur dolardı sokaklara. Ben eylül akşamlarını çok severdim. Okulların açılmasına az bir zaman kala, kitaplarımın tozunu alır, şiir defterimi tekrar kaplar, yeni çekilip henüz yaptırılmayan fotograf makinasındaki filmi çıkarır, çantamın en dip köşesine yerleştirirdim.
Eylül benim için biraz fotograf demekti.
Kimi geceler uyku tutmaz, yatağımın içinde dönüp dururdum. Bazen sıkıntıdan ne yapacağını bilemeden pencereden bakar, evin içinde gezinir, balkonda oturur, ay ışığında hayallere dalardım.
Eylül benin için ayışığında yalnızlık demekti.
Yaprak dökümüydü eylül.
Anıların sarıp sarmalanıp hatıra defterinde saklandığı, yeni hatıra defterlerin satın alındığı dönemdi eylülün bir diğer adı.
Bir başka şehre göç demekti eylül.
..
gelirsin diye çok bekledim son günlerde
aklım raylarında kaldı demiryolunun
dönersin sandım
milyon kere yıldız olup
seni gözledim uzun gecelerde
zamanın karekökünde eridim
eylül yine eylüllüğünü yaptı
..
FETHİYE’DE AKŞAM
Ufukta
Kızıl bir elma
Şavkı vurmuş denize
Önümde şarap
..
kırılan eylül' lerdik
boynu bükük başaklardık
yamaçlarda tutuşan
gelinciklerdik filizlenen
dağların doruklarına sevdalı
büyütemedik çocuk yüreğimizi
yinede içimizde cam kırıkları
..
Balkonumda hiç çamaşır yok
Ayrıntılarım
başka adalarda konaklıyor
pimi çekilmiş bir kez zamanın
dağılıyorum
kimi tuhaf hayallerin
kıyısında
..
Hislerin gizlendiği
Dostlukların tükendiği
Gözyaşının zamansızlaştığı
Uykuların ağırlaştığı
Anaların hırçınlaştığı
Canların hoyratlaştığı
Mananın arandığı
..
insan bir kere sever seni
ömre yeter
bitti dese kandırır kendini
hep devam eder
insan öyle bir sever ki seni
ayrılıktan beter
..
Denize varışım
şair usulü
üç-beş adım
üç-beş kulaçta
ondan ötesi
Sen
bir türlü ulaşamadığım
..
Nice yaşamlardan
alıp gitmek istedimse
aldım gittim.
Doğduğumdan beri
hayatın kapısında asılıydı
ceketim.
..
YARATILIŞ
Kadın
Tanrıdan çalıp elmayı
İnsanlaşan bir adama sundu
Aslında
Varoluşun mihenginde
..
Nasıl da heyecanlanır
Ürkek bakışlarla
Sevgiyi arayan gözlerine
Karşılık bulan
Sokak köpeği!
..