Ey bre insan, ne diye yüksekten uçarsın,
Cihanın bütün mülkü, elindeymiş gibi.
Masumun nefesini, neden kesersin,
Kalın palaz iğnesi, batarmış gibi.
*
Güvenme o köşküne, o fani varlığına,
Yazıklar olsun senin, sahte arına.
Adalet baltası iniversin, en sarp dağına,
Sökülen palaz yünü, dağılmış gibi.
*
Yaş döktüm de durdum, gülmedim asla,
Çeksem derinden bir ah, devrilir taşlar.
Tükensin hep ömrün, kavrul da yasla,
Yanan palaz ipliği, kararmış gibi.
*
Kibirle ördüğün, tahtlar devrilir,
Gittiğin yollarda, kalmaz hiç izin.
Rüzgarla savrulur, küle çevrilir,
Kaba palaz dokusu, eskirmiş gibi.
*
Hep yukardan baktın, yoksulun haline,
Sanki dünya döner, senin bir emrinle.
Bir gün kilit vurulur, o zalim diline,
Yırtık palaz çuvalı, delinmiş gibi.
*
Yoruldum dertten, bitmiyor çilem,
Ne yapsam yazgım, düzlüğe çıkmaz.
Senin merhametin yok, ben kimi bilem,
Tozlu palaz kilimi, kirlenmiş gibi.
*
Söndü içerimde, yanan o koca şamdan,
Umut bitti, devrildi başıma tavan.
Ateş olup dökül, kurtulma gamdan,
Kömür palaz lekesi, silinmiş gibi.
Kayıt Tarihi : 12.10.2026 16:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!