Terkedip gurbeti bir yuva kurdum,
Mekan yine gurbet,kan yine gurbet.
Gaflet gezer iken gizde vuruldum,
Kurşun yine gurbet,kan yine gurbet.
Mutluluk Mut'ta kaldı,ilim değildir,
Varlık sahibinin sanki öz nur'u,
Saklı durur gibi göründü duru,
El atıp yüreğimi kaptı o peri,
Avucunda çırpına çırpına baydı.
İnci mercan dizmiş ağzın içini,
Bedenle etlerim kemik iliğim,
Dert elinden erim erim eridi,
Damarda kanım kas ve kemiğim,
Gam elinden erim erim eridi.
Başımda saçım,hatta tırnağım,
Bakın şu gönlümün serseriliğine,
Gahi sümbül,Gahi lale,Gahi gül ister,
Dalıp gitti yine pek çok engine,
Gahi yayla,Gahi dağ,Gahi sal ister.
Bazen coşar çıkar sevda dağına,
Gönlün peşine düştüğü,
Yeşil gözlü saçları sarı,
Sevgisini üleştiği,
Yeşil gözlü saçları sarı.
Saçlar sarı,yeşil gözler,
Munzur dağlarının öte yüzünde,
Kayadan Su alan sümbülüm kaldı.
Ovacık gölünün sessiz düzünde,
Boynu bükük olan al gülüm kaldı.
Ürettim dertlerin türlü türlüsü,
Bu dünyayı kuran mimar,
Ne hoş sağlam temel atmış,
İnsanlığa ibret için,
Kısım kısım kul yaratmış,
Kimi yaya kimi atlı,
Essen bağrıma, bağrıma,
Meltem rüzgarı gibi.
İnsen kalbimin derinine,
Nasır olup kalsan yıllarca.
Bir dilbere içimi içimden döktüm,
Acep dinlermi ki bilmez dılamın.
Sevgisi içinde eğildim çöktüm,
Acep anlarmı ki olmaz dılamın.
Sevgisine kul olup,boynumu büktüm,
Onbeş ağustos doğum günün,
Doğum günün kutlu Erinç,
Mutlu bahtiyar gün günün,
Doğum günün mutlu Erinç.
Aslın benim,özün benim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!