Fukara kalbim, yediverenler gibi açtı
Zihnimde gölge gibi kalmış düşüncelerim
Damarlarımda tortuya dönmüş kan pıhtıları
Yere düşmüş çehrem vardı
Garip kalmış saatler nasıl da coştu
Görünmez duvarlarım yıkıldı
Ne oldu şimdi
Hangimiz kaybetti,hangimiz kazandı
Savaştamıydık biz
Ne için savaştık
Yarınlar için mi
Verilen sözlerin tutulmadığı yalanlarla dolu yarınlar
Sana baktığımda içim titredi.
Gözlerindeki masumiyet, kalbindeki şefkatle,
sana kıyıp da nasıl yüklediler
narin vücuduna koskoca küfeyi?
Göğüs kafesinde sektirdiğin dertleri,
Aldın ya ruhumu geriye ne kaldı
Bedenim çürüdü gözlerinde
Neyim var neyim yok aldın ya
Nefesim mi istediğin al onu da
Ben aşk kadınıyım…
Duygularımı zirvelerin en tepesinde yaşarım.
Dünyayı unuturum;
Yaşama sebebim yalnızca âşık olduğum adam olur.
Ben aşk kadınıyım…
Dolu dizgin yaşarken duygularımı,
Beni en çok sana inanmışlığım yaraladı.
Yaralarımla öğrendim yaşamayı.
Sen giderken kapıyı değil,
içimde sana açılan bütün yolları kapattın.
Ben şiir yazmıyorum...
Ben, İçimde konuşmaya cesaret edemeyen Sessizliği kâğıda bırakıyorum.
Kim bilir... Belki de bu yüzden Her mısram biraz mezar, Her kelimem biraz doğum.
Bir gün Kalbimi tarttılar. Gramı çıkmadı. Çünkü acının ağırlığını Hiçbir terazi ölçemiyormuş.
Ben en çok, Hiç yaşanmamış ihtimallere ağladım. "Gelseydi..." "Deseydi..." "Kalsaydı..." İnsanı bitiren olan değil, Olabilirdi dediği şeylermiş.
Şimdi soruyorum gökyüzüne:
İmkânsızlıklar içinde sevdim seni
Kara gözlü yarimin,evvelim
Kokusuna doyamadığım ebedim
Kalbime yazdım adını mühürledim
Sen...!yolum
Sen yaşa,
Yeter ki sesine hasret bırakma.
Bülbüller susuncaya kadar,
Gün sabaha eremeyene dek yaşa.
Yaşa ki...
Beni sesine hasret bırakma.
Beni Sesinin Sessizliğine Mahkûm Etme
Sakın...
Ağlama, dayanamıyorum.
Ne içine akıttığın gözyaşlarına,
Ne de sesinin kesilip boğazında düğüm olan kelimelerine.
Yutkunduğundaki o sese dayanamıyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!