Evin içinde Şiiri - Başak Kaya

Başak Kaya
101

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Evin içinde

Ben sana sevgi hiç acıtmaz demiyorum,
bazen en sıcak evin duvarları bile
geceye doğru üşütür insanı,
bir perde kıpırdar,
bir fincan masada soğur,
kimse bir şey söylemez de
evin içinde bir şey eksilir.

Yine de sevdiğin birinin yanında
insan kendini misafir gibi hissetmemeli,
ayakkabılarını kapının önünde çıkarırken
kalbin de orada kalmamalı.

Ben bazı evlere girdim,
duvarlarında asılı duran fotoğraflara bakınca
insanın yüzünü değil,
o fotoğraflardan sonra yaşananları gördüm.
Bir köşede unutulmuş saç tokası,
çekmecede kokusu hâlâ duran bir mendil,
pencerenin önünde büyümüş bir sardunya.

Bazen bir evin bütün hikâyesi
konuşmayan eşyaların ağzında duruyor.
Sevgi de biraz böyle değil mi,
birinin söylediklerinden çok
söyleyemediği şeylerin arasında dolaşmak.
Mesela sesindeki o küçük kırılmayı duymak,
gülüşünün ortasında neden sustuğunu merak etmek,
iyiyim dediğinde
kelimenin değil,
ardında kalan sessizliğin peşinden gitmek.

Ben sana hep anlaşılırız demiyorum,
insanın kendi kalbinde bile
adresini şaşırdığı zamanlar oluyor.
Bir kapıyı açıyorsun,
çocukluğun çıkıyor karşına,
bir pencereyi kapatıyorsun,
yıllardır unutmaya çalıştığın bir akşam
içeride kalıyor.

Böyle zamanlarda
yanında duran kişinin
çok şey bilmesine gerek yok aslında,
sadece gitmemesi yetiyor bazen.
Bir gece lambası gibi,
odanın bütün karanlığını yenmeden
yatağın kenarında küçücük yanması gibi.

Ben sana sevgi yaralamaz demiyorum,
insan sevdiğine de dokunurken
bazen yanlış yere değebilir.
Bir kelime,
tam kapanmış sandığın yeri açabilir.
Bir bakış,
yıllardır çekmecede unutulmuş bir mektubu
yeniden eline bırakabilir.

Ama bazı insanlar vardır,
senin canını acıttığını fark ettiğinde
konuyu değiştirmez.
O anın içinde kalır.
Biraz mahcup,
biraz suskun,
biraz da sana bakmaya kıyamayarak.

Belki sevgi dediğimiz şey
tam da o kısa sessizlikte büyür.
Çünkü ben artık
büyük sözlere pek inanmıyorum.
Birinin seni seviyorum demesinden çok,
gece yarısı uykusundan uyanıp
pencerenin açık kaldığını fark etmesi
ve sessizce kapatması çok güzel geliyor bana.

Kimse görmeden yapılan şeyler var,
kalbin onları daha iyi hatırlıyor.
Bir omuzda unutulan baş,
yarım bırakılmış bir cümle,
soğuyan çayın yeniden ısıtılması,
kapının arkasından gelen
geldin mi sesi.
Aşk bazen böyle küçük yerlerde
kendi adını fısıldıyor.

Karşılıklı sevgi seni köşelere çarptırmaz demiyorum,
hayatın içinde insanın alnına denk gelen
çok fazla köşe var.
Ama seven,
senin yürüdüğün yolu
biraz senden önce öğrenmiştir.
Hangi taşın ayağını burkacağını,
hangi pencerenin sert rüzgâr aldığını,
hangi cümlenin içinde
eski bir acının uyuduğunu bilir.

Sen fark etmeden
elini oraya koyar.
Ne kahraman olmak için,
ne seni kurtarmak için.
Sadece
canın onun canından geçiyorsa
orası biraz da ona aitmiş gibi.
Belki ben sevgiyi böyle seviyorum,
gürültüsüz,
üstüme eğilip ne hissetmem gerektiğini söylemeden,
yanımda oturup
ben susarken susabilen bir yakınlık gibi.
Bir evin içinde
iki ayrı kalp atarken
duvarların bile birbirine yaslanması gibi.

Bazı geceler
hiçbir şey söylemeden anlarsın.
İnsan gerçekten sevildiğinde
kendine başka bir ev aramıyor.

Çünkü sevildiği yerde
kapılar kapanmıyor,
karanlık büyümüyor,
kalbi bavulunu toplamıyor.
İçinde biraz nefes kalıyor,
sonra o nefes,
yavaş yavaş bir yuvaya dönüşüyor.

Başak Kaya
Kayıt Tarihi : 23.09.2026 23:46:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!