Kapalı odamın perdeleri, zaten güneşinde vurası yok buralara, vurmuşken sensizliğin sillesi ve sarmışken yokluğun her yanımı gözlerimi açmaya bile üşeniyorum.
Ayak uydurdum kara kışa, soğudum yaşamaktan.
Sen gelmeden buralara silinmeyecek bu masanın tozu hem dozu azalmayacak hissettiğim acının görüş açımın menziline girmediğin sürece.
Öldüğümden şüphelenmedikçe kapıcı, kapıda biriken gazeteler kazanmayacak anlamını.
Çalar elbet zilimi bir kaç güne.
Öldüm ben kapıcı bakma yaşıyormuşluktan geldiğime...
Her şey yerli yerinde; havuz başında servi
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan
Eşya fışkırmış gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.
Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,
Devamını Oku
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan
Eşya fışkırmış gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.
Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,




'Kapalı odamın perdeleri, zaten güneşinde vurası yok buralara, vurmuşken sensizliğin sillesi ve sarmışken yokluğun her yanımı gözlerimi açmaya bile üşeniyorum.' vay beee.. işte, işte bu cümleyi sevdim. çok güzell. ............
Oldukça iyi özellikle başı. sonlara doğru yine bildiğimiz aşk ayrılık nağmeleri ama kapıda biriken gazeteler, gelen kapıcı falan çok beğendim.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta