EŞKIYA
Şaşkınlıktan ve acıdan kanım çekilince anladım hayata dair toyluğumun netliğini. Aslında bunca zaman tükettiğimiz okullarda bize hiçbir şey öğretmediklerini. Tek okulun hayatın ta kendisi olduğunu ve bu okulun insana verilecek bir diplomasının olmadığını acıdan kanım çekilince anladım.
Ne tuhaf pusu duran yanlızlıklarama gebe çığlıklarım bir çift gözyaşı ile ömrümün özetini çıkartıyor. Ömrümün özeti; acıyı, hasreti, özlemi, sevdayı, yara almışlıkları, unutulmuşlukları, unutamamaları özüne gönüllü sindiren ömrüm.
Ey benim eşkıya ömrüm.
Hiç kolayında bir hayat süremedin sen. Hiç sırtını içinin çeliğine yaslayıp derin bir oh çekemedin.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu yaşamın kendi özü değilmi Eşkiya olan ömrümüz mü yoksa zaman içinde ki yaşanmışlıklarımız mı sorgulanması gereken dünlerde ki kopuşlarımız mı içimizde ki yanlızlıklarımız mı esilerimizle artılarımız mı bence hepsi yüreğinizde dökülen her satır biraz biz değimiyiz ve sorgulamalarımız dünü, bugünü gerekmez mi ki yarınlarımıza kalan güzelliklerimiz olmalı derim.başarılar çok güzel bir yazı okudum inanın yaşam bu yansımalarla güzel kalır.tam puan.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta