Sen geldin ve sırana geçtin.
Çok geçmeden yere düştü kokulu silgin.
Ben yere düşen silgini alıp verdim sana.
Yüreğimi koyabilirdim bir “Sağol”una.
Sonra göz göze geldik, bakıştık biraz.
Senin yanakların al al oldu, sanki kiraz.
Sanki içimizde neşenin senfonisi vardı.
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.



