Köşede altın oymalı Edirne kavukluğu,
Üstünde çeşm-i bülbül sürahi
Yıldız Serpintili mavi bir buğu...
Birinde kallavisini dinlendirmiş asırlar,
Öbürünün ışık göğsünde
Geceler dolusu sırlar! ..
Sevmek gibi geliyordu her şey,
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı,canın teni yakmasıydı,
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasaydı...
Devamını Oku
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı,canın teni yakmasıydı,
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasaydı...




Kılıçlar ve ıslak gözlü cariyeler.Vay babam vay.......
eski dilde ev ilanı be bu..
günün şiiri köşesinde ne işi var..
aklıma mukayyet ol tanrım..
dün burada Rilke yi görmüştüm sanki..
yoksa o bir hayal miydi..
..
'ah o eski evler..'
balkonunda reyhan kokusu,
Görünmüşü medeniyet dokusu,
Hayıre hayır ben Yusuf Ziya ortaç gibi yazamayacağım...
En iyisi eskilere dalarak okuyayım şu şiiri.
Mehmet YUSLAR
ahh o eski evler..
içinde yürüsen gıcırdar,
dışardan seyretsen küser..
çürümüş tahta iskeletler..
kaç canın kaldı ki,
hala çatını taşırsın...
:(
Harikasınız
Çok güzeldi yüreğinize sağlık
Saygılar kaleminize
Karamanlı Aşık Çağlari
Bu şiir ile ilgili 25 tane yorum bulunmakta