Eski İstanbul gibi ağır yürür geceler,
Sultanahmet’te bir martı susar, bir ezan iner.
Kubbeler mavi, denize düşer bir gül kurusu,
Ve ben o eski devrin rüyasını görürüm yine.
Zaman değil, biz eskidik galiba biraz,
Kahveler soğudu, mısralar kaldı rafta.
Yıllar bir gözyaşı olup da kaymış
Nurlu ihtiyarın yanaklarında.
Yapraktan saçını yerlere yaymış,
Sonbahar ağlıyor ayaklarında.
Süzüyor ufukta bir kızıl yeri,
İçi karanlıkla dolu gözleri;
Devamını Oku
Nurlu ihtiyarın yanaklarında.
Yapraktan saçını yerlere yaymış,
Sonbahar ağlıyor ayaklarında.
Süzüyor ufukta bir kızıl yeri,
İçi karanlıkla dolu gözleri;




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta