Bakışındaki naz meylime cezbe
Terennüme döndü yokuşum izbe
Seninle her nüans sonsuz cazibe
Baharsın güzüme sevdiğim dilber
Fasıllıma değil mütearife
Cenaha koşarken değişir devran
Zamanın içinden geçersin her an
Elinde deste gül beklerken canan
Bir sükûta düşer cihanı âlem
Yazılır alnına kapkara kalem
Karadan karaydı o şubat günü
Geçti filim gibi geçmişin dünü
Unutmaz yaşayan asla bugünü
Şubatın soğuğu esti de geçti
Artık her şey için belki de geçti
Verdiği sözleri unutan beyler
Üç günlük dünyada gönlünü eyler
Gelsin ziyafetler içilsin meyler
Kibir ve gururun kimedir söyle
Sanmak ki bu devran sürer hep böyle
Herkes bir yol tutar eder hakaret
En ufak çıngıya düşer hararet
Ongunluk kalmadı bitti basiret
Her birinin cinsi bak ayrı ayrı
Aklıselim insan kalmadı gayrı
Semaya bakarım gökler masmavi
Yıldızım güneşe dargın olsa da
Dilimden dökülen sözler semavi
Ruhum bedenime kırgın olsa da
Baykuş öten bağda bakidir garkım
Gün batımımda doğdun karanlığıma güneş
Eşkâline fukara mumumda yanan ateş
Kan revan oldu yaram gel de biraz daha deş
İhtirasım meyletti insafına işte bak
İşgal altında duygum duygularınla ilhak
Bu son istasyonumda bekleyen sonsuz durak
Kırılmış yürekler edilmez tamir
Hiç kimsenin hükmü değildir amir
Ettiğin kelamda farklıdır zamir
Hatasız ararsan bulamazsın kul
Dünya dediğimiz insana okul
Nihavent tadında güzide eser
Gönlüme sam yeli uzaktan eser
Verdiğin bir kuple acımı keser
Ezgiye muasır olduğum o gün
İşlerim ömrüme seninle sanat
Köz düşürür kalbime acımasızca vurur
Hasreti gönlüme kor, beni yere savurur
Yapılan her kötülük teni yakar kavurur
Sevgi, saygı, sadakat yoksa irtibatı kes
Dost gömleği ateştir, giyemez bunu herkes




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!