Ah yine bir akşam
Yaralı...
Her taraf kızıl karası...
Avare bir damlayım saçlarında zamanın
Rüzgâr değse ruhuma
Ab-ı hayat yurduna kavuşacağım.
Bir ömür!
Bir ömür ki;
Etekleri çöle bulanmış.
Avuç iclerinde nasırlar... talan!
Biçilen parmakları serencamının
Güzide bir besteyi dinler gibi ruhumla,
Yürüyorum bu hüzzam kentinde bir başıma.
Bir yanım köklerini sürüdüğüm ulu çınar,
Bir yanım sakındığım nazlı Manolya...
İlerde akıp giden minareler çeşmeler,
Özgürlüğü
Bir kuşun kanadından çaldım.
Uçsuz bucaksız gökyüzünü içtim
Çatlarcasına.
......
Ellerin sevda kokardı, gözlerin hüzün...
Bir akşam üstüydü
Karanlık...
Ruhumu kemiriyor bu siyah sancı...
Geçmişin yankısı kulağımda falçata.
Bu bir gayya.
Kalbim,
Ellerin ne zaman soldurdu çiçekleri
ve vazgeçti nakşetmekten
Vurgunu olduğun zamansız motifleri?
Ellerin...
Seni ilk gördüğüm yerden izliyorum şimdi
Sana ilk düştüğüm.
Kaçamak bakışların tel örgüsüyle
İlk örüldüğüm...
Gül ki,
Aydınlık bir pazar olsun
Işıldasın gün.
Yemyeşil bahar demlensin gözlerimde.
Gül ki gülüşün
Kederimin yüzünde
İnsan
Unutur bazen.
Sığınır da aczinin muhitine
Göremez büyük resmi.
Oyalanır durur çerçevesinde
İdrakin kıvrımlı sığ nehirlerinde




-
Tfn Nn
Tüm YorumlarInsanlar maddi manevi bir şeyler alırlarsa kalırlar ınsanlarda yoksa kalmak da gitmek de anlamını yitirir
Sözcüklerinle, ruhsal dostluğuna misafir olmak sayfanda büyük keyif sevgili Esra