Uzun, uzun yazmak için kalmadı vakit
Kısa, kısa kesmek lazım
Ekmeği de ömrü de.
Ay olup ta aydınlatmak ta var ya geceyi
Birde güneş olup
Yakmak gerçeği.
Erkencilerin kahvesindeyim
Soğukmu soğuk hava,
5.30 gar yakınlarında
Büzüşmüş ellerimi sobaya dayamışım
Demlenmek bilmeyen çayı,
Bekliyorum.
Farkındamısınız bilmiyorum
Artık, nefesimde kokan
Sadece amber.
Sarhoş dudaklarımın ötesi vardı
Geçtiniz...
Siz uzak diyarları da geçtiniz.
Susuzluğun pençesinde
Aklımda bini bir deveran
Ötesini bilmiyorum.
Gerisi de değil önemli, ötesi gibi...
Üç adet taşın var
Nasıl atarsan at
Üçgen yaparsın
İki adet taşın var
Nasıl atarsan at doğru yaparsan
Bir adet taşın var
Gizlenmiş yaşamlar değilmidir şiir
ki- bir de haykıran
gizlenme diye.
Aşk katilleri zaten hep böyle yakalanır
Polisler arar
o bulun diye bağırır
Buram, buram gözümde tüten simit
Olsaydı param da alsaydım seni,
Doya, doya yiyebilseydim, yuvarlak hatlarını.
Hoyrat bir satıcının elinde, kelebekler kadar özgür olmak isteğin
Ne kadar aşikâr.
Dilinden anlayan,
Sırf, karşılaşacağımız gün için hala buradayım
Sadece, yüzündeki ifade ve,
kaybolan güzelliğine gülmek için de diyebilirsin buna.
Senden nefret ediyorum.
Nefretimin bir ağ gibi benliğimi sarmasını
Ve senden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!