Sesinin tınısında
anne ninnisi huzurunu
Teninde,
bir bebeğin cennet kokusunu
Gülüşünde ise hayatı gördüm.
Bir hayat kesiği atıldı
Gözlerini dünyaya yeni açmış
bebek masumluğundaki hayallerime
Öyleki kurulmasına bile fırsat verilmeden kırılmasını istemiş felek
Galiba, güneşin gecesine denk gelmişiz be sevdiğim!
İzanın gözünü kör ettiler
Merhametin elleri paslı
Adaleti, önce vurdular
Sonra yeşile sardılar
Vicdana gelince
sessizce
Yirmi dokuz harf içinde
Sen ünlüsün ben ise ünsüz
Bir araya gelemeyince biz
Bak! Gördün mü ?
Nasıl da hecesiz kalıyor kelimeler
Kelimeler de cümlesiz.
Onlar yetmiş kişi idiler,
Kum tepelerinin ardından çıkıp geldiler
Yetmiş nur yüzlü, alınları ak
Kuruldu onlara,
İnsanlık tarihinde görülmemiş bir tuzak
Utandı kendinden
Ayrılırken,
"Her şey gönlünce olsun."
dedi.
Gönlümdeki her şeyin
kendisi olduğunu bilseydi
Ya bu cümleyi söylemez
Hiçbir mahkeme yargılayamaz beni
Yetkisiz kalır savcılar
Ne kelepçe izi oldu bileğimde
ne cezaevi gördüm
Öyle bir cinayet işledim ki
Ne bıçak kullandım
Bir küre ki kemikten
İçinde tüm âlem
Bin âlem çıkar bu kürenin içinden
Dünde yoksun yarının meçhul
Varlığının ispatı dem bu dem
Arama hiç boşuna
SESSİZ ORMAN
Ne aylardan Mart ne mevsimlerden ilkbahar
Kimi tek yaprak fidan, kimi kızıl yapraklı çınar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!