Benim adım Ergene
Yıldız dağlarında doğdum
Yaşım; dünya ile yaşıt
İki yüz seksen bir kilometre boyum
Ahtapot gibi kollarım
Köyleri kasabaları sarar,
Bir uçtan bir uca Trakya’yı dolaşırım
Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde
Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
Bir gelincik açılır ansızın
Bir gelincik sinsi sinsi kanar
Seni düşünürken
Devamını Oku
Bir çakıl taşı ısınır içimde
Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
Bir gelincik açılır ansızın
Bir gelincik sinsi sinsi kanar
Seni düşünürken




"Bu şiir; Yıldız Dağları’nın ak sütü gibi doğup, vurdumduymazlığın, denetimsiz sanayi atıklarının ve rant hırsının kapkara zehrinde can çekişen Trakya’mızın atardamarı Ergene’nin bizzat kendi ağzından yükselen bir ağıt ve tokat gibi bir toplumsal muhtıradır.
Bir zamanlar çocukların içinde yüzdüğü, balıkların dans ettiği, kıyısından bereket ve hayat fışkıran o cennet nehri kapkara bir hayalete dönüştürenlere karşı; doğanın, toprağın ve emeğin hakkını haykıran tarihi bir vicdan vesikasıdır.
'Bırakın elinizdeki oyun kağıtlarını!' diyerek kahvehanedeki yurttaşı göreve çağıran, 'Korkuyorsanız imzalamayı benim adımı yazın!' diyerek Meclis'e ve geleceğe mektup bırakan bu dize silsilesi; sadece Trakya'nın değil, yağmalanan tüm vatan topraklarının ortak çığlığıdır.
Kaleminize, Trakya sevdasıyla çarpan devasa yüreğinize ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Köylü milletin efendisidir' ilkesine sahip çıkan o sarsılmaz Kemalist bilincinize sağlık üstat. Ergene'mizin sesi, bu toprakların namusudur!"
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta