Kabuslar bozmasın tatlı rüyamı
Derin bir uykuya dalarsam eğer
Cennet bilin orda benim dünyamı
Bu imanla erir solarsam eğer
Telinden anlarım yanık türküyü
Sesinden tanırım söyleyen dilber
Türküler öğretir Türk’e Türklüğü
Yeniler sevdamı söyleten dilber
Bir dağ aşamadım daha türküsüz
Gönül eri, gönül kırmaz
Dertlerim cihana sığmaz
Senden gayrı sır, sır olmaz
Tut içinde, tut içinde
Seni yakan, seni vurur
Ey çocuk, ne talihsiz ki gidişin gel de şiir yaz,
Bize düşen Emr-i bi'l ma'rûf o da çok az!
Çıkacaktı ki bir Selâhaddîn Eyyûbî o sen oldun,
Kınamayı zafer bilenlere ne yazalım şimdi biz?
Destandı Çanakkale ki Mehmetçikle Akif'iz,
Hele sor Selâhaddîn'e, ne yapalım şimdi biz?
Nedir bu uykusuzluğum
Uyumak istiyorum uyumak
Bir daha uyanmamaya yeniden
Yeniden uykusuzluk çekmemek için
Öyle rahat öyle hür uyumak istiyorum
Simdi özlediklerim var uzakta
Soruyorum tek tek hep hallerini
Cevap yok kimseden üzülüyorum
Hasret yakınımda sesler uzakta
Doluyor gözlerim sebebi belirsiz
Üzülme aşarsın belki
Bir gün olur düz edersin
Belki bugün güz görünür
Sevdiğinle yaz edersin
Belki de götürmüşlerdir
Bakar mısınız Vatan sevdama
Gözlerimde ışıldıyor her daim
Yaşlı bir nine yürüyor
Küçük bir çocuk gülüyor
Bugün parkta bahçede
Yarın sınırda cephe de
Bir kırıntı merhametten
Bana biraz fazla kaçmış
Vay benim güllerim solmuş
Hangi bağda güller açmış
Yüksekte görsem ağlarım
Vazgeçmiyor gönül, inmez dağlardan
Şirin'ler ölmemiş, Ferhat ölmemiş
Gezerim Aslı'yı sorun yollardan
Aslı'lar ölmemiş, Kerem ölmemiş
Kokunu alırım, susuz çöllerden
Leyla'lar ölmemiş, Mecnun ölmemiş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!