Yatak odası penceresinden cisil cisil yağan,
güz yağmurunu seyrediyordu kadın...
İçi sızladı bir an,
hafiften titredi, irkildi...pembe sabahlığın içinde...
kimsesiz bir çocuğum
kàh ıssız bir köşe de,
kâh köprü altında...
bazen çıkmaz bir sokak,
bazen de,
SOLA BAK SOLA
Gel otur yanıma iki söyleyim,
Şu dilimden akan bala bak bala
Kalemi sivrice kul bir köleyim
SOR İSTERSEN
Yasak aşkın meyvesi,haram iken Âdem'e,
Şeytanın sofrasına bile bile kurulduk,
İmtihanın bağında,haz alırken dem deme
Gel söyletme beni, sorma be tabip,
Eğer konuşursam, kıyamet kopar.
Gel söyletme beni, yorma be tabip.
Aşık ne yaparsa, kendine yapar.
SÖZ BEYAN OLUR
Konsa bülbül güle, eğilse dalı,
Gülünen muhabbet, zar mı güzelim?
SU
Bazen engine yağar, bazen yüce bir dağa,
Kaybolmaz bir zerresi, sular yolunu bilir.
Zengin fakir farketmez, girer aynı bardağa,
Yağar beşer nefsine, sular yolunu bulur.
SÜKUT SEVDALAR
Yaylasında otlatır kınalı koç kuzular
Bir bakışa çarpıldım sevda gizdi çoban kız
Mevlam kime yâr yazdı niye içim sızılar
Beni de kat sürüne Mevla sezdi çoban kız
Son demimde esen sevdanın yeli,
iyi ki estin,
hoş geldin
"kahve gözlüm" ...
Söylenmemiş sevda türkülerim var sana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!