Anlatsan anlardik belki sususlarinda kendi içimizde boğulduk gözyaşlarımiz dinmedi yaramız derin anlatsan anlardik belki toprak kuru hava yok su tükenmiş anlatsan anlardik belki Öksüz bir çocuk gibi Kalbi yenik bir kadın hayata küsmüş bir adam gibi anlatsan anlardik belki Gülüşünle bakışınla duruşunla derin bir iç cekisinle anlatsan anlardik belki Bilmem hangi devrin kurdu hangi devrin kuşuyum sormayın bana ne haldeyim diye anlatsam anlarmiydiniz beni?!.
Bir bıçak gibi saplandı kalbime,
bir düş gibi sessizce…
Yorma beni artık,
susup kalıyorum
acının en tehlikelisinde.
Nerden başliyacagimi bilmiyorum Adımı kaybettiğim çok şeyler oluyor Susmaktan başka Durmaktan başka Düşünmekten başka hiçbir şey gelmiyor Gözlerim kan çanağı Zifiri karanlık içim Kime yanayım kendime mi Söylesenize kime yanayım Ya bir devir kapanıyor Ya devrin içindeyim Ya devir kapanıyor Ya devrin başlangıcı ya da sonu Parçalanmış bulutlar gibiyim Ne öfkem diniyor ne sinirim Boğuluyorum kime çatayım Boğuluyorum kime dertleneyim İçime ata ata boğuluyorum işte İçime ata ata boğuluyorum işte Sessizliğim suskunluğum boğuyor beni Yazmak mi çözüm konuşmak mi çözüm Söyle hangisi çözüm...
Bilmem hangi böğürtlen bu kadar güzel ve tatlı olur ki,
Güneşin altında pişen rüyalar gibi,
Dudağımda eriyen bir sır gibi,
Her lokmasıyla kalbimi sarar sessizce.
Ve rüzgâr fısıldar ağaçların arasında,
Korkunç bir gecenin
en bahtsız saatlerinden geçtim.
Karanlık ve ıssız yollar,
suskun sokaklar içime çöken ağır bir gece…
Kan yüzler gördüm,
Geçmişle yazıldı bazı cümleler
Geçmişle vuruldu
yüzümüze zaman
Bir an sustu dünya
ve biz büyüdük
Yağmur yagmadan kar dusmeden gel gunesli vakitte gel, gunes bedenine islesin umudun bitmeden, yüreğin sogumadan kimseye gorunmeden ,kimseye danismadan icin için yanmadan gel ruhun bedenime karissin gönlüm senle birlessin kan olmadan , gözyaşi akitmadan gel gel haaaa kapım evim ve şiirlerim sana hep açıktır biz siz olmadan gel yüreğinin acısı dinmeden gel toprağın güneşe suyun çiçeğe hasreti gibi gel.
Gitme yüreğim,
bir çırpınışta gitme,
Öksüz kalıyorum,
sensiz kalıyorum.
Gitme…
Dışarda gürül gürül akan sesler…
İçimde yarım kalmış bir hikâye…
Hangi şiirde bulacağım seni?
Hangi sözde bulacağım seni?
Kaç kış, kaç sürgün yemiş bu kalbim…
Ne yüreksiz, ne açan güle damarda kan…
İnsan yerini yadırgar mı
Eksik hisseder mi kendini,
Çürümüş bir dal gibi kopuk,
Kendi gölgesine bile yabancı?
Bir çağ ki sonu yok,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!