Devlet kendisine baş kaldıranı,
Vurmadıkça Bil ki bu iş düzlmez,
Bu işin başına ehil olanı,
Vermedikçe bil ki bu iş düzelmez.
Yönetenler bilselerdi işini
KAHPE DÜZENE SÖVDÜM
Sanma bu ifadem sade bir yastır
Hakim bey istersen fermanlar bastır
İster zındana tık, istersen astır
Vatan vatan diye sazımı dövdüm,
Bırak bundan sonra boşa uğraşma,
Kırılan kalbimi hoş edemezsin.
Belki de bir nebze solarım amma,
Sen benim Ömrümü kış edemezsin...Erdal
Ayak'lar, ayağı arar bulur da;
EDEPTEN DEM VURUR
Gidip Yunan'ın altına,
yatan edepten dem vurur.
Boğazına dek pisliğe,
Batan edepten dem vurur.
Kim vardısa yanında,
Bilinmeli efendi!
Defterleri bire bir,
Dürülmeli efendi!
Kim yok ki! hepsi burda,
EĞİLMEDİK BİZ
Biz zalime karşı yiğitçe, mertçe
Elif gibi durduk, eğilmedik biz
Yumruğu kaldırdık, ve sonra sertçe
Masaya da vurduk, eğilmedik biz
ELAZIĞ'A
Bir ateş düştü dostlar sineme,
Bugün kara kışlar ağlar benimle.
Elazığ'ım boyun büktü depreme
Gözlerimde yaşlar ağlar benimle.
Yaprakların solar da,
Dalların elden gider
Bakarsın bir gecede,
Malların elden gider.
Güvenme mevsimlere,
Yüreğime gömdüm sızılarımı,
Hep acıdan yana bir payım kaldı.
Söndürdüler bir bir yıldızlarımı,
Ne gökte mehtabım, ne ayım kaldı,
Gardaşlarım duymaz yalvarışımı,
ERBİL
Erbile hey Erbile
Er olan derdim bile
Gül dökülmüş yollara
Gelin varak Erbil'e.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!