Sabah zırıltıları akşam matemlerine karıştı
Önünden geçen bir ankaydı bir kargaya dönüştü
Aman allahım aynadaki o ne gülüştü
Zehranın bukleleri artık afroya dönüştü
Yıkıyorum yıkıyorum elim yağlı kirli
Ben manyak mıyım içim neden ikircikli.
Bizimkiler nerede,mutlaka Kapalı Çarşıda olmalı
Arka bir sokakta şiir yazarken onları bulmalı
İstanbul bu, insana şiir yazdırmaz mı,yazdırır
Yazdırır da bizim ismimizi kaldırımlara kazdırır
İşte bu bütün şair arkadaşlar Aksaray’da buluşalım
Dağlarca’yı ziyaret edip, hayır duasını alalım.
Ha bu Dammam
Ha bizim Adana...
her ikisi de rutubetten çıkmış
Dammam yanlış yere konmuş,
altında petrol kaynaşır
üstünde Yemen’li kadınlar
Gürültüler gelmekte toprağın
Derûnûndan
Toprak çatlamakta
Bir tomurcuk patlamakta
Yeryüzünün zalim yüzüne karşı
Asûrdan.
Bana kötülük etme,yorgunum
Zaten yolun sonundayım
Ama bir başka yıl gelebilir
Filesi çilek,kiraz ve ananasla yüklü
Bir başka umut belirebilir
Dağların ardından
Penceremi açtım içeri deniz giriyor
Uzaklardaki bir köpeğin sesi
Yalnız bir yolcunun ayak sesleri
Limanda bekleyen gemideki
Lostramonun garip şarkıları
Yıldızlardan gelen acaip bir ses
Ben eskiden
Bir günde bir kitap yazardım
Picasso resmi gibi
Daha sonra olmadı
Bir katıra tutuldum
Görmeniz için gözler,duymanız için kulaklar
Ağlamanız için bir kalp getirdik; fakat yine
Dikkat insanlarla mikroplar yan yana yürüyorlar
Kimin eli kimin cebinde sezmek mümkün değil.
Hepimiz ayrı denizlerin balıklarıyız amenna
Suphi’nin meyhanesinde üç kişi vardı
Üçü de birbirinden esrik, üçü de berbattı.
Biri dalmış gitmiş geçmişine sövüyor
Kalakaldığı bu kente ver yansın ediyor
Dışarıda konuşan denizi duymadan
BİR ÇİFT MANDARİN ÖRDEĞİ
Güz ırmağında bulanık suları yarıp
Bir çift mandarin ördeği suya indiler
Uzun bir uçuştan sonra yorgun argın
Kıyıdaki dalların altına sindiler.




-
Melaike Hüseyin
Tüm YorumlarGüzel bir manzara olmuş yine Hocam! Günlük gibi.
Hanımefendiye selamlar. İncir olacak da yenmeyecek mi Hocam! :-) Avrupada tane ile satılıyor şu incirler. Tanesi söylemesi ayıp, bidolar. Gurbetçim durur meyve tezgahı önünde, bakar şu memleketinden gelen teker teker kağıda sarılı, içi bal dışı ...