Bir yelkenli Anadolu sahillerine vurdu
Ufukta, inceden rüya gibi tepeler
Havuzun sesi kurbağayı uyandırdı
Kim bilir kaç kişi bunları gördü
Kim bilir kaç kişi burada öldü.
Ne sevdalar geçirdin ömrüm
Ne deli kuşlar avladın koyaklarda
Uçtun uçtun yücelerden
Şimdi bir tutsaksın odalarda.
Gülünü yitirdin,dikeni buldun
Sizin var mıydı kauçuk ağacınız.Evet vardı.
Bir cüce yaprak, bir saksının içinde tutsak
Bu böyle değil.Kaan ötelinin önünde
Kuaför Sabahat’ın başı üzerinde
Büyük mü büyük, geniş mi geniş
Nerden gelmiş ve nasıl yetişmiş
Lapta’ya doğru dolmuşlar gider
Giderken şehitlerin önünden geçer
Şapkanı çıkar:Başını eğ çocuğum,
Bu Kıbrıs insanları çok çekti.
Soykırım bu toprakları bir zamanlar
Kastı kavurdu.
Kaan Oteli’nin arkasında
Begonvilli bahçe
Çiçekler duvara tırmanmış
Oradan atlayıp bahçeye inmiş
Dersin ki, bu sanki
Bahçenin ruhuna sinmiş.
Şöför Halil Usta’ya
Özker’i tanır mısın,dediğimde
“Adalı olup’da, yaşı 70’i aşkın
Bir kalp taşıyan,şiir okuyan
Kim ki tanımaz onu
Yaşamamıştır, evlat” dedi.
Yaşam
O adamın hayatı bir düş gibi
Bunu bakınca anlıyoruz daha iyi.
Evi boş, terk edildi,
Kalbim kırıktır
beni bıraktın gittin.
bana hiç yüz vermedin
oysa seninle pişpirik oynardık
belki oynamazdık da öyle görünürdük
işte arada konuşur,gülümserdik
Sis
Asukada sulardan
Sisler yükselip kalkıyor
Bellek gidenleri
Kolay kolay unutmuyor.
Unutmak
Asukada sulardan
Sisler yükselip gidiyor
Ama bellek gidenleri
Kolay kolay unutmuyor.




-
Melaike Hüseyin
Tüm YorumlarGüzel bir manzara olmuş yine Hocam! Günlük gibi.
Hanımefendiye selamlar. İncir olacak da yenmeyecek mi Hocam! :-) Avrupada tane ile satılıyor şu incirler. Tanesi söylemesi ayıp, bidolar. Gurbetçim durur meyve tezgahı önünde, bakar şu memleketinden gelen teker teker kağıda sarılı, içi bal dışı ...