Ben ezelden ebede yıkılmaz bir kahraman
Yaşarım bu savaşı hiç yılmadan anbean
Katlimi vacip kılan bu sensin gaddar yürek
Savrulur paslı kılıç yenilgiyi bilerek
Gezdim dünyanın herbir yanını
Senin hasretin vurur sevdiğim
Gördükten sonra senin tenini
Gül utanır da kurur sevdiğim
Görmem yüzünü hiç doya doya
zaman geçti zaman
zaman çok geçti
geçti ayrılık
geçti aşk
sevda geçti
gençliğimiz umutlarımız hayallerimiz
Sana hasret şu kulunu
Gör de bitsin ey sevgilim
Bülbülsüz aşkın gülünü
Kır da bitsin ey sevgilim
Yarattığın çemberinde
Ne sessiz bir uyanış,
Ne çığlıklı bir sondur.
Tanrı'ya bu yakarış,
Hayattaki oyundur.
Mazhar olunmaz sırdır,
Şairleri kıskandıran,
Sözlerini getir bana.
Keremleri usandıran,
Nazlarını getir bana.
Aşka beyan ayrı ayrı,
Bilmem ki nasıl da bağlanıp kaldım?
Yeniden aklıma gözlerin düştü.
''Kahrolsun! '' diyerek sonunu buldum,
Bir daha aklıma gözlerin düştü.
Ben sevdasız kaldım aşkı severken,
Bir ömre vatan sığdı, bu yasa sığmadı çağ;
On Kasım’da eğildi, gölgenle büyüyen dağ.
Atatürk, kabrindeki, topraktan ağır hicran;
Türk, öksüz kaldı o gün; yetim kaldı bu vatan.
İnsan dertli doğuyormuş
Zaman canı yoruyormuş
Alev bile soğuyormuş
Derde derman karıp geldim
Sesi hüzne bağlamıştı
Henüz on beşinde, omzunda cihan,
Yüzünde çocukluk, göğsünde vatan,
Bir safta buluştu binlerce fidan,
Birlikte mahşere vardığı yerdir.
Çanakkale, Çanakkale…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!