Eyyy yâr...
Deniz kenarında elele kumsalı arşınlamak isterken,
Çöllerin kavurucu kumunda yüreğim kuruyor...
Ne yağdın bana,nede tomur tomur sevdaya doyura bildin...
Ya hak diyerek diz çöktüm,
Ellerimi semaya açasım var,
Heybemde barlıktan başka ne var,
Mevlana misali Şeb'i Aruzu kutlayasım var.
Dünya bir handı kapısından girdim,
Önce yürek unutur,sonra beyin kabullenir
Yüreğim izbelerinde senin izlerini sildi yâr
Aklım benliğim sende ziyan
Kesişen yollar bak ters yöne gidiyor .
Elveda umutlarımın rengi
Yol uzun yâr ararım bilir misin
Maslahatım gönüldür sezer misin
Bakma, başın çevirir gider misin
Kelamını yüreğini sevdiğim.
İsterim doğada cemalim parlaya
Susarak yuttuğum sözleri
Hangi kalemin mürekkebi yeter yazmaya...
Kement vurup dile yüreğimi hazanlara saldım
Yaz kalem viran olmuş şehrim, avut avuta bilirsen
Benliğim çöktü, ruhumun sokaklarına iflas bayrakları çekildi
Umut veren gülüşlerim talan edildi
Eylül yine hüzün doğuruyorsun...
Sözün olsun bir dahaki gelişinde,
umut getir,masmavi bulutlara iliştirilmiş sevda tınıları çal...
Ben beklemeyi çok iyi bilirim,ahde vefayla gel senide beklerim...
Huzur neydi!
Anne karnında ki günlerim miydi,
Bir ağlamakla dünyaya gelmek,
Huzura veda etmek miydi.
Bugünüm yarınım hep arayış mı olacak,
Söylesene hafız..
Kalabalıklarda susmak kaybolmak nedir bilirmisin,
Canın yanıp dudağının kenarına masum bir buse bıraktın mı,
İçinde fevaranlar nefes nefeseyken,
Acı acı yutkundun mu...
Ağlamak için gözden yaş mı gelmeliydi
Gözler sızılı kirpikler kuru
Yüreğim göğsüm de titriyor
Ben diyorum yâr ben,hep ağlıyorum.
Günlerden hiçlik saatlerden ziyan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!