Emin Akasya Şiirleri

24

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Emin Akasya

Bir şair, bir yazar hep arka sırada oturur. Otobüste okulda her nerede olursa. Giremeyecek içine halkın arkada, kenarda ve hep gözlemci. Bazen de bir başına kalır. Bu safer de kendini gözler. Ne var içinde, neler dönüyor zihninde? Ya kıyıda köşede bir başına ya da arka sırada olmayı seçer. Arka sırada olmayı sever. Görmek ister kalabalığı görmek ister insanları katışmaz içine onları değerlendirmek ister. Ne yapacakla şimdi? Ne diyecekler, bir kavga nasıl çıkacak? Kim kime bakacak, nasıl tavır takınılacak? Bir ilişkisi olsa diyelim. Onu da gözler ve her ilişkiye karşılık veremez. Kendini dinler. Bir tartışma yaşasın ne yapacağını bilemez ve o an değerlendirir. Bu tartışma nasıl çıktı? Karşıdaki ne düşünüyor? Kendi ne için böyle yaptı? Bir film izler gibidir kendi hayatında da. Hep kıyıda köşede hep arka sırada bir başına.


Devamını Oku
Emin Akasya

Sana veda etmiyorum
Suskunum
Bekliyorum
Bu halimle seni sorguluyorum
Gitme ile kal arasında duruyorum
Ne gitme diye yalvarıyorum

Devamını Oku
Emin Akasya

Bakıyorum sana
Elem dolu buğulu gözlerle
Haydi durma sevgili
Bana bir şarkı söyle
Acı keder hüzün
Ve bir nebze

Devamını Oku
Emin Akasya

Sevmeyi biliyor muyum onu da bilmiyorum. yaşamak da gördüğüm bir rüya gibi, geçip gidiyor zihnimden. bir köprü sadece geçip gidilen.bunalım bazen geçiyor gibi oluyor bazen de hep orada soteye yatmış bekliyor. kolluyor sanki boşluk yüreğimi. Boşluk deyince çok eski bir şiirim aklıma geldi.

'öyle bir oyundur ki bu.

boşluklar birleşerek yok eder ruhunu.'

Devamını Oku
Emin Akasya

Geceler boyu film izleyerek geçirmiş uzun süreli uykusuzluktan sonra uyuyakalmıştı. Sabah ortalık daha yeni aydınlanırken gözlerini açtı. tekrar uyumaya çalıştı. midesindeki kazıntı, kafasındaki sızı, belindeki ağrı ve ağzının susuzluktan kuruması uyumasına izin vermedi. kaç saat uyuduğun bile farkında değildi. kalkmak içinden gelmiyordu. etrafa baktı. evin hali berbattı. daha eve taşınalı kaç gün olmuştu. odada elbiseler, mutfakta yemek artıkları, sehbada çerez kalıntıları ve bardaklarda içeceklerden kalanlarla oluşmuş katranlar. hiçbir şey alındığı yere konulmamış. öylece savrulmuştu.

bir işte çalışmıyordu. çalışmak da gelmiyordu içinden. yemek, tuvalet, yatak ve bilgisayar arasında ömrünü geçirebilirdi. bir de hareketsizliğin verdiği ağrılar olmasa. uyudu mu dibine kadar uyur. kalktığında ise uyanık kalmak için elinden geleni yapar sızana kadar bilgisayarla uğraşırdı. kapıyı çalan olsa şaşkınlıkla karşılar ya da yemek geldi diye koşardı. Bilgisayar üzerinden para kazanır. bilgisayarüzerinden harcar. bilgisayarla paylaşırdı yemek kırıntılarını.

hangi gün olduğunu düşündü. ne zamandır evden çıkmadığı ve bir uğraşısı olmadığı için günlerin adının değişmesi yaşayacağı günü değiştirmiyordu. kalkmak için kendini zorladı. kalkamadı, uzandı. bilgisayarın tuşuna bastı. Cumartesi. Önceleri en sevdiği gündü. ne okuldan kalan yorgunluk ne de ertesi gün okul var endişesi vardı. Öyle güzel bir gündü. şimdi baktı baktı kelimeye ve hatta harflere baktı. anlamsızdı.

Devamını Oku
Emin Akasya

Size anlatmış mıydım doğum hikayemi. Hepiniz geçtiniz gerçi o hayat çemberinden. Doğduk işte herkes gibi. İçimde bir sıkıntı dar gelmeye başladı bulunduğum yer. Dirseğim ayağım çarpıyor. Zorla dönüyorum artık. Kasılmalar vardı beni bir yöne itiyordu sanki. Dayanır mı bu kadar baskıya patladı kesem. İleride bir ışık vardı. Sular oraya akıyordu. Ben oraya itiliyordum. Kablom ayaklarıma değiyordu. Başım ışığı kapattı yine karanlığa gömüldüm. Şimdi en sıkıntılı zamanım. Her yer kaygan ve başım sıkışmış durumda. "ıkın ıkın" diye tezahüratlarla karşılıyorlar beni. Ben "çıkın" anlıyorum. Çıkıyorum. Çığlıklarla karşılık veriyorum. Işığın içinde kayboluyorum. Gözlerim kamaşıyor ve tekrar bir karanlığa gömülüyor.

Devamını Oku
Emin Akasya

güzel bir anıydı

seninle konuşmak, sevecen

dinlemek, tebessüm

Devamını Oku
Emin Akasya

Her sabah önce kendine gülümse
Öyle ki
Yanakların ışıl ışıl olsun
Gözlerin parlasın
Ve
Bu günü de kendine hediye et

Devamını Oku