Hayallerimi, bir avuç, susuz çorak toprak parçasına ektim...bekliyorum.
Birkaç damla düşsün bulutlardan, filiz versin diye...
Kadermidir ki, meteoroloji son bin yılın, en kurak mevsimin de olduğumuzu söylüyor..
Ulan diyorum gökten gül yaprağı yağar benim kafama taş düşer.
Kafamın içinde nöronlar, davul döver.
Altın kafese koyduğum bülbül bile, son nağmelerini şakır.
Hangi yolun yorgunuyum, üzerimdeki bu yük ne?
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta