Yüce dağı yol eden sen
Kışı bahara döndüren.
Cennet bahçesi yerini
Harabeye çeviren sen
Dünya sırrını çözen sen
Bir kurtçuk arar yarısın
Kavuşunca parçasına
Atom karınca oluşur
İşte sevinç başlar o anda
Çabucak geçerken günler
Köyden taaa şehire
Koştun sabah erkenden
Kar yağmış, yollar kapalı demeden,
haa, arada rastlardı sana Ali emminin
Arabası, iki at,dört tekerlekli,
Hani öğretmen olacaktın kafaya koymuştun bir kere
Haykırmak,
Haykırmak geliyor içimden
Yerin her katmanından sonsuzluğun sonuna
YETER BE! .....
İpsize sapsıza.
Talancıya.vurguncuya,
Nedir soyluluk?
Atadan zengin olmak mıdır,emek harcamadan?
Krallık mı,babadan kalan?
Yaşam mı suya sabuna dokunmadan?
Kiminin anlayışına uymak mı acaba?
İnsana hizmet mi?
Çoban önde koyunlar arkasında
Elindeki değneği arada havaya kaldırmakta
Sakın ola düzeni bozmayın ha, aynı hizada
Köpekler koyunları kollamakta, kenarda
Dil bir karış dışarda, ağız köpük köpük
Habire öteye beriye koşuşmakta
Masaldaki ninnisin
Türkülerde nakarat
Sazın ince telinde
Kavaldaki nağmesin
Gönüldeki sevgisin
Şimşek değil. zulmün tokadıdır çakan
İnsanlığın yüreğinin yüzüne
Yıldızlar kayıyor ard arda meçhule
Ben ağlarım , sen ağlama çocuk
Ateş düştüğü yeri yakar ya
Ayrılık zamanı gelmişti belli
Rüzgarla dağılmıştı sağa sola parçaları
Ayrılık zor,ayrılanlar kederli
Çırılçıplak ortada kalmıştı, dimdik
Meydan okuyordu doğaya,
Umutsuzluklar içinde umut tanecikleri yeşerdi
İşte hayat dediğin gelip geçiyor,
Mevsimler gibi ard arda.
“Her mevsimin güzelliği ayrıdır “der kimisi.
Yaşayabilene.
Yaşadım varsayalım,
Artık mevsim sonbahar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!