Ey… güzel kız
Gidişin sonbaharı da beraberinde getirdi
Sabahın soğuk sokaklarına
Ve üşüdü bu şehir…
Ey… güzel kız
Uykusunda dahi üşüyordu minik elleri
Rüya oluyor bazen
Bazen yüreğinde üşüyen hayalleri
Bazen düşlerine uyanıyor
Bazen soğuktan çatlamış elleri
Ve bir fırça daha atıyor
Ankara ağlıyor
Sen korkuyorsun
Ben üzülüyorum
Yağıyor inceden
Islak damlalar
Şimşek çakıyor
Yine seni anımsattı
Vuslat külleri yine ateş olmuş yanmakta
Mehtap nerden bildiyse mavisini sabahın
Şarap bedavaysa, sarhoşluğum göğsünde açmışsa
Birde uykum koynunda sıcaklığını özlemişse
Unutturmuşsa adını derin bir off’ta
Hangi gün uzak oldu kalpte
Fiyakalı imamesinde sabır çeken
Meşakatli nazın, illede nazın
İşven, edan hepsi aynı
Eş anlamlı, eşim gibi anlamlı...
Ne talihsizmişsin be kaderim
Konya’da birkaç aylık öğrenciyim
İlginç şehir bu Konya
Sabah kara bulutlar dolaşır semada
Öylen nur dolar camiisinde
Akşam kar yağıyor meyhanesinde
Arada sırada yüreğime dokunan bir eldi sanki
Arada telefonun ansızın duyulan sesine yakın
Arada kol saatinin tıkırtısına benziyordu uzaktan
Kadının sessizce ruhumda gezinen ayak sesleri…
20.04.2015
Olur ya hani gülüm
Kırlara düşerse yolun
Arayıp bulasın onu
Mor yapraklı çiçeği
Bir orkide olacak
Oralarda hemen
Haliyle geç kalmışsın içerisinde sohbetin yüzüne
Çaylar gelir muhabbetle yarım kalır bardaklar
Soğur gider hava ince belli bir asi çiçeğin üzerine
Demi kalır aklında gama düştüğün vakit hatıralar…
Ekrem Savaş
Gelmenin de zamanı mı olur
İşte öyle bir anda gel ki
Tam zamanı olsun
Serince essin mesela
Gül kokusu...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!