Senaryo vardı; Kalkancı, Şahin, Gündüz,
Kuş beyinler Ankara’da yıkanınca;
Ümitler tankla, Sincan’da oldu dümdüz,
Bir beyinsize Karadayı kanınca! ..
01.01.2009
Batıdan yüklenmişler hep büyük büyük misyon,
Soygun vurgun sözleri, tamamen bir abartı;
Hak etmiş de almışlar küçük küçük komisyon,
Böyle doğmuş Türk’ü ez hareketi, kek parti…
21.02.2009
Parti büyükleri onu aday yapsın diye,
Kestirmiş şu kadar yıllık sakal sünnetini.
Dense ki, şu şartla başkanlık senin haydi ye;
Ameliyat olur, uzattırır “sünnet”ini! ..
22.02.2009
Meydan çınlıyordu:
………………..-Karşınızda, büyük insan,
Kararlı, beş parti eskitmiş, Düzen Partiliii…
Şu sivri akıllılara bak ne diyor;
“Adaylar önemsiz, çoğunu koyverin;
Ama lider genç, yakışıklı, konuşkan,
O halde yine bu partiye oy verin! ”
02.03.2009
Ziyarete gitmekti, amacım sadece,
Telefonda gel dedi, iki üç gün önce…
Makama girdim 'selam, sayın bakan' diye,
Şaştım odası boştu, baktım ileriye..
Bir konu hep dikkatimi çekmiştir.
Bir çok yazar ve şair Çanakkale Savaşları’ nı bir CENTİLMENLER SAVAŞI gibi anlatmaya özen göstermektedir.
Bence de Çanakkale savaşları bir centilmenler savaşıdır. Ama tek taraflı centilmenlerin vahşi ve kural tanımayan vahşilere karşı verdikleri bir savaştır.
Türk ordusunun gerçekten her zaman olduğu gibi savaş kurallarına, merhamet sınırlarını adeta zorlayıp uyduğu bir savaştır.
Şimdi bu görüşümü ispatlayacak olan bazı olayları delilleriyle paylaşmak istiyorum:
18 Mart 1915 deniz savaşları esnasında batırılan Fransızların BUVET isimli zırhlılarında bulunan 600 den fazla personel de geminin içinde kısa sürede sulara gömülmüş ve boğulmuştu. Güverteden denize atlayan 30 kadar Fransız askeri zarar görmeden kurtarılsın diye askerlerimiz derhal ateş kesmişlerdi. Bunu İngilizler de itiraf etmişlerdir.
Bir furyadır gidiyor.
Devletin çok gizli belgeleri….
Askeriyenin gizli belgeleri…
Açıklıyoruz!
Açıklandı!
Yine uykum var kafam bir hoş,
Evde oturuyorum boş boş.
Meyhaneye doğru baktım da,
Ampul yanıverdi aklımda;
Canım içki çeker bak işe,
Şöyle büyüğünden bir şişe.




-
Asrı Saadet
-
Tuna Öztürk/büyükadalı
-
Ramazan Karimiş
Tüm YorumlarEkrem ŞAMA.......
anlatılmaz, yazılmaz,
yalnızca tanımak gerekir.....!
tam bir İstanbul Beyefendisi...
çok üzüldüm yapanı kınıyorum siz kimin yaptığını biliyorsunuzdur çok terbiyesizce bir şey
Nasıl anlatmak gerekir biliyorum şair Ekrem Hoca'yı...Nasıl uyandırmak gerekir uyuyan kelimeleri...Yüreği kayı,yüreği sanki mazide çınar...Sanki vatan için ölmüş hala vatan için yanar...İsterdim her şeyden çok onun gibi olmak...Yürü desen dağları aşar...Ağla desen yatağına sığmaz taşar...
Gıpt ...