zamansız bir kuşkuya düştüm ben
aldandım pencereye vuran gürültülerden
aklım karıştı, rehber olamadım örümceklere
bir ejder ritmi kolladım hep sana ulaşan kıyılardan, kendime kurulan bir tuzağım ben
yetişemem taş kemerleri aşan yorgancıya
silemem gözümden gitmez o dağın yolculukları
her sabah önüme düşen bir hayalin simsiyah olmuş kurumları işte yalnız sana söylenen bir sözüm ben
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!



