Rüya gibi günde geldi, sırtında serveti ile
Taşı toprak altın bilerek, çekilen emek ile…
Bulurum diyordu iş, vakit, nakit ne gerekse;
Umudum yitmesin yeter amaç, bir lokma ekmekse…
Dündü, güne ekledi bugün, bugünü de yarına
Yarınlarsa geldi geçti, kalan yokluk yanına…
Bildi her geçen lahza büyüyor acı, acıtarak,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




t e b r i k l e r l e
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta