Ne tarafa dönsem bir duvar
Ne söylesem aması var
Ben buyum dedikçe
Bana bir kalıp biçenler var
Bir yanda bin yıllık koca bir çınar
Kimse bilmez hangi yükü taşıdığımı
Kaç kez susturdum içimdeki çığlığımı
Gülüşüme aldanıp iyi der geçerler
Bilmezler gecelerin bana bıraktığını
Kolaydır uzaktan hakkımda kitaplar yazmak
Kanadı kırılmış bir kırlangıç
İstesede uçamaz göğün en tepesine
Her kanadını çırptığında
Düşüverir en derine
Sadece geçerken demlenecekti
DOKUNSAM DÜŞERMİYİM BİLMEM
BELKİDE YANARIM
YÜREĞİM YANGIN YERİM BENİM
SÖNSEDE ENKAZ OLUR KÜLLERİM
SESSİZ ATTIĞIM ÇIĞLIKLARIM VAR BENİM
Her düş dünde kalır,
En güzel anılar çocuklukta.
Her geçen gün çalar masumiyetinden.
Büyüdükçe kirlenir bu dünya.
En yüksek zirvelerde açtım kollarımı
En yüksek zirvelerde diledim seni
Bulutunu arayan su damlasıydın
Gökten düştün içime
Sevgimle büyüttüm
Geleceğin günü sabırsızlıkla bekledim
Sessiz bir fırtına kopar derinden
Bir halkın zinciri vurulsa taşa
Sökülür kelimeler kendi yerinden
Gölge düşer o an ekmeğe aşa
Bir halkın zinciri önce diline vurulur
Suskun gerçeklerin ortasındayız
Hak diyen bir ses var duyan yok artık
Kirlenmiş yürekler yalana batmış
Doğruya el uzatan vicdan yok artık
Merhamet çoktan kapıdan kovulmuş
Gökyüzü ve yeryüzü bir tane
Aynı gökyüzü altında
Yaşamayı başaramıyorsak
Bu dünyayı hak etmiyoruz
Kopsun kıyamet
TOPRAĞIN ÇİÇEK BAHÇESİ
Bu dünyaya geldik, kendi nefesimizle sınandık,
Ciğerimize dolması gereken havayı, bir cellat gibi çaldınız.
Pardon da, siz kendinizi ne sandınız?
Kendi gölgesinden korkanların, başkasına kafa tuttuğu bir çukurda,
Siz, bir hiç olduğunuzu bile unuttunuz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!