Ebedi Yalan Şiiri - Kasım Kobakçı

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Kasım Kobakçı
5360

ŞİİR


13

TAKİPÇİ

Ebedi Yalan

Çocuklukta gölgelerden kaçarken,
Geceleri korku zehir saçarken,
Mezarlıkta kara çiçek açarken,
Başımızda kör baykuşlar uçarken;
Elim kara toprak! der, taş atardık,
Hemen karanlık çamura yatardık.
*
Delikanlı çağda gece gezerken,
Merhameti taşlar ile ezerken,
Kör bıçakla kanlı izi çizerken,
Her adımda birer tuzak sezerken;
Senin için ölüm! der, kan arardık,
Hemen korkunç bir yalana sarardık.
*
Yaşlılıkta kara gece çökerken,
Zehirli yaş gözlerimiz dökerken,
Ecel gelip ruhlarımız sökerken,
Soğuk ölüm boynumuzu bükerken;
Acele yok! der, zehirler katardık,
Hemen dipsiz bir yalana batardık.
*
Dar mahzende nefessiz boğulurken,
Işıklardan lanetle kovulurken,
Kör kurşunla sırtlardan vurulurken,
Kıyamette mahkeme kurulurken;
Suçumuz yok! der, karalar çalardık,
Hemen iğrenç bir çamura dalardık.
*
Oluk oluk masum kanı akarken,
İhanetler ruhumuzu yakarken,
Korku dolu gözler bize bakarken,
Kafamıza kızgın çivi çakarken;
Biz yapmadık! der, dostları satardık,
Hemen kanlı bir çamura yatardık.
*
Zulmet içinde sessiz ezilirken,
Soğuk ipler boğaza dizilirken,
Saklı kalan günahlar sezilirken,
Kara taşa ismimiz çizilirken;
Haberim yok! der, yeminler sayardık,
Hemen sinsi bir çamura kayardık.
*
Ceset gibi karanlıkta çürürken,
Kör uçurum kıyısında yürürken,
Kızıl sisler dört yanımız bürürken,
Kanlı zincir ayaklarda sürürken;
Merhamet et! der, kanlı yaş dökerdik,
Hemen o pis çamurlara çökerdik.
*
Fırtınalar çığlıklarla koparken,
Kör şeytanlar zulme secde yaparken,
Doğru yoldan uçuruma saparken,
Menfaatler için puta taparken;
Günahım yok! der, iftira saçardık,
Hemen kirli bir yalana kaçardık.
*
Kefenleri dost boynuna biçerken,
Kadehlerden kanlı zehir içerken,
Cesetlerin üzerinden geçerken,
Kurbanları birer birer seçerken;
Dostunuzduk! der, korkular satardık,
Hemen soğuk bir çamura yatardık.
*
Kor külleri rüzgarla savururken,
Cehennemler canları kavururken,
Balçıkları kanlarla yoğururken,
Gece yeni dehşetler doğururken;
Ben görmedim! der, öfkeye binerdik,
Hemen zehirli çamura sinerdik.
*
Kulakları çığlıklara tıkarken,
Umutları enkazlara yıkarken,
Boğazları pençelerle sıkarken,
Mezarlardan ölü gibi çıkarken;
Ruhum aktır! der, lanetler katardık,
Hemen lağımlı çamura yatardık.
*
Karanlığı yollarına sererken,
Kanlı ağlar köşelere gererken,
Zehirli ot bahçelerden dererken,
Masumları sahte dille yererken;
Suçlu odur! der, kurbanlar arardık,
Hemen uğursuz yalana sarardık.
*
Kör hançerle gözlerini oyarken,
Ölülerin kefenlerin soyarken,
Her tabuta birer lanet koyarken,
Duvarları kızıl kanla boyarken;
Elim temiz! der, suçumuz atardık,
Hemen bataklık çamura yatardık.
*
Zindanlarda ecel gibi solarken,
Ciğerlere kara duman dolarken,
Pişmanlıkla saçlarımız yolarken,
Kabuslara birer esir olurken;
Kader böyle! der, dehşetler satardık,
Hemen karanlık yalana batardık.
*
Kanlı seller mezarlardan taşarken,
Kara gölge duvarları aşarken,
Akıllarda pusulalar şaşarken,
Cehennemde korkularla yaşarken;
Biz ölmeyiz! der, zehirler katardık,
Hemen uğursuz çamura yatardık.
*
Karanlıkta ölüleri anarken,
İçimizde cehennemler yanarken,
Derin yara durmaksızın kanarken,
Her gölgeyi birer cellat sanırken;
Kurtuluş var! der, geceyi yarardık,
Hemen zehirli yalana sarardık.
*
Son nefeste ömür mumla biterken,
Gözlerimiz kör boşlukta yiterken,
Dostlarımız uçuruma iterken,
Kuzgunlarsa etlerimiz diderken;
Vicdanım pak! der, ruhları satardık,
Hemen mezarlık çamura yatardık.
*
Dar kabirde yılanla boğuşurken,
Karanlıkta zebani buluşurken,
Kefenleri alevle tutuşurken,
Kör gölgeler lanetle konuşurken;
Hiç suçum yok! der, çığlıklar atardık,
Hemen ebedi yalana batardık...

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 30.10.2026 11:19:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!