Puslu camdan bakıp, ufku görünce,
O eski ozanlar, düştü yadıma,
Mazinin bağını, gamla örünce,
Diyarlar dolaşan, düştü yadıma.
*
Gönül lisanıyla, söyler dururdu,
Kelimeler sanki, şifa olurdu,
Hakikati arar, sonda bulurdu,
Kıssalar anlatan, düştü yadıma.
*
Yüksek yaylalara, benzer duruşu,
Göklerden süzülen, kartal vuruşu,
Hiç hesap etmezdi, lirayı kuruşu,
Mertliği yaşayan, düştü yadıma.
*
Elinde bir kopuz, dilinde destan,
Geçerdi neşeyle, bağdan gülistan,
Haberler verirdi, ilden ulustan,
Sırları paylaşan, düştü yadıma.
*
Alnındaki izler, yılları sayar,
Görenler hürmetle, kenara kayar,
Sözünü duyanlar, gafletten cayar,
Işığı parlayan, düştü yadıma.
*
Karanlık gecede, meşale yakar,
Gözleri nehirdir, derine akar,
Sitemli bakışı, cihanı yıkar,
Ateşle dağlayan, düştü yadıma.
*
Bazen bir yiğittir, bazen de veli,
Engin sularda o, sanki bir gemi,
Ruhunda taşırdı, koca alemi,
Sellerde çağlayan, düştü yadıma.
*
Mevsimler değişir, yaprak dökülür,
Ağacın kökleri, yerden sökülür,
Erenler beline, kuşak bükülür,
Yolları bağlayan, düştü yadıma.
*
Veda şerbetini, sundu felekler,
Başında bekledi, saf saf melekler,
Kabul olmuş idi, bütün dilekler,
Vuslatı sağlayan, düştü yadıma.
*
Fani ozan der ki; bu devran döner,
Vakti saat gelir, kandiller söner,
Gidenler, o meçhul bineğe biner,
Toprağı boylayan, düştü yadıma.
Kayıt Tarihi : 5.2.2026 22:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!