Kalk, düş kolunu çevir.
Mülteci kampında katliamı var gençliğin.
Kum saatinin taneleri bitmek üzere,
zaman celladının boynu bükük.
Çöl tozlarının örtüsü var geçmişin, gurbetin…
Savrulan ruhları gömdü tarihe.
Yürü! Sürüneceksin yoksa.
Bir yılanın kuyruğunun izinden gitme.
“Kendinin” yolunun izi olmaz.
Yılan yolu bu; nice yılanlar dolu.
Bir yudum su kus toprağa, buharlaşıp gidecek.
Gerçek ve düşün sisi şimdi sinsi bir pençe gibi.
En güçlü zırhını al, koş; celladın elleri uzun.
Mutluluğa hançeri çok bu zaman yılanlarının.
Uçurumun taşı ne söyler?
Baktıkça uçurum olursun.
Drakula’nın hikâyesinden bahsetti dostum.
Sırtındaki hançer acıtır dururmuş.
Kanlı gözleriyle sildi sözünü.
Kaybolup gitti yüzü.
Vesilenur YabaşKayıt Tarihi : 8.06.2026 23:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!