Düş beyazıydı senden sonrası…
Ölmekle yaşamak ortası bir şey
Issız bir oda, yanmayan bir soba,
bir kalem, birkaç kâğıt,
bir yalnızlık,
bir sessizlik,
ha sahi, bir de ben…
Ve öksüz kalan maviler… gökyüzünde
Gökyüzünün ağlaması işte bu yüzden
Çiçeklerin boyun bükmesi saksılarda…
Kuşların uğramaz olması pencerelere işte bu yüzden
Yazıp yazıp sildiğim, karalayıp bıraktığım, buruşturup attığım,
sonra temize çektiğim tüm saçmalıklar bu yüzden
Hangi kelimelere sığdırabilirim ki içimdeki acıyı?
Hangi dizelerle anlatabilirim bu sancıyı?
Bırakıp gitti desem… sebepsiz
Nasıl anlatırım mesnetsiz?
Kelimeler bile anlamsız, şiirler dilsiz… Olmuyor ki, sensiz
Kendime bile anlatamadım gittiğini,
bu aşkın saçma sapan bittiğini…
Muhabbet kuşu bile inanamıyor gitti dediğimde
Adını söyleyip duruyor kulağımın dibinde
Hele tekir hep senin yastığının üstünde.
“Gitti,” diyorum. mır mır Mırıldanıyor; o da gittiğine inanmıyor.
Düş beyazı bir hayat bıraktın giderken…
Kış beyazı gibi soğuk, hissiz ve duygusuz
Bu düşün beyaz tarafı hiçbir şey olmamış kadar saf ve temiz
Kış tarafı kalbimi tuz buz eden... Ve sen…
Sen miydin gerçekten bırakıp giden?
Sen misin
beyazı kar beyaz, soğuğu ayaz mı ayaz beni böyle terk eden?
Her şeyin çaresi var, diyorlar, ölümden gayrı
Ya ölümün çaresi var, gömerler, gidersin
Ya sensizlik, düş beyazı ?
Kar diner, kış biter, güneş açar da
sensizlik nasıl biter buralarda?
Kapının kolunda, çay bardağında, her şeyde sen
Ayak izlerin kaldı, bak, bembeyaz o karda
Sakın üşüme, olur mu oralarda?
Yılmaz Tizgöl
08.11.2026 / Moskova
Yılmaz Tizgöl
Kayıt Tarihi : 6.11.2026 17:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!