Dürüstlük Yolu Şiiri - Kasım Kobakçı

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Kasım Kobakçı
5362

ŞİİR


13

TAKİPÇİ

Dürüstlük Yolu

Gözüme bakarken yalanlar okur,
Sinsi tuzağına düştü karakol,
Örümcek misali ağları dokur,
Kandırma bizleri ortadan kaybol.
*
Peşinden koşturan zengin tüccarlar,
Boşuna harcanan gümüş dinarlar,
Karların üstünde donmuş pınarlar,
Sahtekarın yolları kapattılar.
*
Yüzüne maskeyi takıp dolaştın,
Masum yolcularla boşa savaştın,
Engin tepeleri gizlice aştın,
Kötü niyetini gizleyen kurnaz.
*
Köyleri dolaşan kurnaz bezirgan,
Zehirli diliyle örüyor urgan,
Dağların ardından yürüdü yavaş,
Meydanda başladı şiddetli savaş.
*
Zavallı Hasan'ı soyup soğana,
Çevirdi o kurnaz, canı virana,
Ateşler düşürdü garip anana,
Numara çekerken yakalandı bak.
*
Hileli zarlarla oynar masada,
Külçe altınları saklar kasada,
Şehirde dolaşır dertte tasada,
Kötülük peşinde koşar hilekar.
*
Başkentin yolunda kurdu salıncak,
Zavallı teyzeler ağlıyor ancak,
Safça köylüleri kandırdı hain,
Peşine düşmüştü amansız kahin.
*
Tatlı diliyle çaldı hep parayı,
Gizlice tutmuştu büyük sarayı,
Fırçayla boyadı siyah karayı,
Düzenbaz tavrıyla topladı servet.
*
İzmir'e kaçmaya bilet arıyor,
Çalınan malları ipe sarıyor,
Mahkeme kararı şahsı yoruyor,
Suçlular daima cezasın çeker.
*
Poyrazlar eserken üşür bedenler,
Kurnazlar koşuşup gizlice inler,
Gemiler limana yanaştı sessiz,
Kaptanlar sahilde bekliyor ıssız.
*
Dümenler çevrildi gizli odada,
Yalancı şahitler bekler adada,
Balıklar çırpınır susuz karada,
Sahtelik kokuyor bütün sokaklar.
*
Sikkeler desteyle ceplere girdi,
Soyguncu çetesi murada erdi,
Rüşvetçi patrona dosya gönderdi,
Mahpuslar doluyor suçlu kaynıyor.
*
Trabzon dağının üstünde bulut,
Zalimler elinde kurudu armut,
Yağmurlar yağarken yeşerdi sahil,
Cahiller içinde dertlidir cahil.
*
Numara çekerek malları kaptı,
Polisler sırları ortaya açtı,
Jandarma görünce ormana kaçtı,
Sinsice gülerek baktı uzaktan.
*
Jandarma yolları kesmiş bekliyor,
Dosyaya belgeyi polis ekliyor,
Avukat süzerken hırsız tekliyor,
Kodesin demiri soğuktur çarpar.
*
Antalya şehrinde güneş kavurur,
Rüzgarlar eserek kumu savurur,
Sıcaklar basınca kurudu dümdüz,
Sahiller boşaldı ağlıyor öksüz.
*
Tatilci postuna bürünmüş soyan,
Otelci abiyi dertlere koyan,
Masumu uyurken gizlice duyan,
Sahtekar adamın şişti o cüzdan.
*
Bekçiler peşinde düdük çalıyor,
Hırsızlar köşede nefes alıyor,
Çalınan saatler göle dalıyor,
Adalet terazi şaşmadan tartar.
*
Erzurum kışında bitmiyor ayaz,
Ağaçlar dalları giyindi beyaz,
Karların üstüne döküldü gazel,
Çiçekler soluyor bozuldu temel.
*
Tüccarın yalanı ortaya çıktı,
Köylünün sabrını sonunda yıktı,
Sahtekar mahluktan ahali bıktı,
Tutsaklar zindana yollandı hemen.
*
Yalancı dillerin cezası ağır,
Haksızlık görünce sanırlar sağır,
Derdini dağlara seslice bağır,
Dürüstlük yolundan ayrılma sakın.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 26.04.2026 13:56:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!