Gözlerim açık ölmeliyim.
Hayalin bir an olsun ayrılmamalı,
Renkler etrafında cıvıl cıvıl
Sevgi dünyamızın yakamozları
Pırıl pırıl olmalı.
Gonca güller dudeklarında açmalı.
Aşkım;
Emsalsizdi.
Tatlı anlar,
Güzel günler
Zamanın hep önündeydi.
Nefs;
En büyük düşman.
Boğar onu
Yüreklerdeki dopdolu İman.
Hz.MUHAMMED müjdeliyor;
Bu
Yaşamım;
İpoteğinin altında kaldı.
Duygularımı,
En büyük
Çarmıhlarda geriyorlar.
Gözlerimi oyup,
Beyoğlu;
Duyguların akvaryumu.
Bense,
Zamanın
İstiridye kabuklarından geçen
Lepistes.
Buruşmuş zamandır;
Baliğcilerin
Ellerine teslim ettiği,
Yitik yaşamları süründürür,
İstiklal Caddesi’nin
BEYOĞLU’NDA (21)
Odakulenin
Karşı sokağındaki bardan,
Körkütük sarhoş yalpalayarak,
Dışarı zor atar kendini, Hendelin Sarabandesi.
Gitarın tellerinden yayılırken
Gizemli duyguların melodileri;
Pera Cafe'nin
Önünden geçer
Anılar Treni.
Sırtlarım
Beyoğlu’nun,
Bilmem hangi işhanı nın merdiven altı çay ocağında,
Buruşmuş kese kâğıdı misali
Elleri ayakları kir pas içinde, sisli hatıralar;
Uzun tırnakları ile sımsıkı tuttukları sıcacık demli çay bile
Bir teselli vermiyorlar.
Beyoğlu'nun güzelleri,
Aşkın yalancı yüzleri.
Turaladıkça İstiklal Caddesini
Yakarlar nice yürekleri.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!