Umut Meryem'in ummanı olmuştur
Maviler galip gelmiştir siyaha
Önden giden atlılar bastı ıslıklarını
Susturdular bir ânda yetim çığlıklarını
Devreye girdi hemen bin yıllık kutsal zekât
Yürekler hoşnut oldu huzûra erdi tâkat
Eskiden hep böyleydi mâvileşirdi âfâk
Siyahlar silinirdi sıra beklerdi infâk
Gözlerin zamanı elerken avuçlarımda
Kuruyan peteklere döndü gençliğim
Arı öldü
Bal tükendi
Servilere yem oldu iliğim
Bir acının rengi kaldı geride
Sen ninniler kadar tomurcuktun bebek
Biz de seninle beraber büyüdük
Büyüdükçe küçüldük
Şimdi ağıtlar yakılıyor ardımızdan
Zaman işte bildiği tek şey var
Dan dan dan…
Nasıl kıydın zâlim güzelim saçlarına
Bir darbe de sen vurdun sevda açlarına
Zülüf ki yürek yumuşaklığı demektir
Minesi döküldü adâletin
Mazlûmların çığlığı leylâ gibi
Uzuyor karakışın griliği
Siyâh filizleniyor melda gibi
Zulmün ikbâli güneş gibi
Ne yazık ki…
*Bir ilkbahar bekliyorum kar tanelerinin inişinde
Okyanusta gemimi yüzdüren rüzgâr
Sırtımı sıvazlayan dalgamdın
Sancağımda yazılıydı adın
Hâfızam gitti gidecek
Biraz zeytinyağı lâzım bana
Biraz da kuru üzüm
Yoksa seni bile unuturum(!) iki gözüm
Esmerleşen yâdigârdır yeldâ fotoğraflar
Fakîr vicdânları ilmek ilmek kurutur
Yıldırımların vurduğu zambaklar bile unutulur
Yine de kırk yıllık hatırı vardır
Bakarsın bir şarkı filizlenir umuda gebe aynalarda
Cenâbet cemreler düşünce hayatın orta direğine
Jiletler dokunmaya başladı zamanın bileğine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!