Bu dünyayla öbür dünya arasına gidip gelenler
Çelişkiler içinde yorup durular kendilerini her yerde
Çıkarları için kaçırmıyorlar hiçbir fırsatı dem vermeden
Oysa öyle miydi Yunus, Pir sultan ve nice başkaldıran ozan
Bunların bir çoğu senin gibi Abdal geleneğinden gelmişti Neşet Ertaş
Bugün yarın bozkırdaki istirahat hanenin yıldönümünde konuşacaklar
dediğim yerden
gidip gelirsen eğer
severim seni
yoksa
bilirsin beni
Çalın ulan çalın derdi benim babam
Çalarsanız da inceden çalın
Kabadan çalıpta mezar etmeyin insana
Belki siz bile bulunabilirsiniz oralarda
O sıralar hiç anlamazdım bunları
ASLI GİBİDİR
SİZİN ÇAYINIZ İÇİLMEZ HOCAM
Sizi hiç unutmayacağım hiç
Unutulacak gibi değil ki bunlar
İşte bunun için başlıyorum bu masala
yüzümüze gülmekten başka
vermediler herhangi bir şeyler
bunu fark edenler
olmaz sizden ana dediler
dediler demesine ama
gün oldu
hiç kapıldığın oldu mu güzel annem
yalnızlık denen bir duyguya
işte yedi yıldır taşırım
böyle bir şeyi ben
biz böyle miydik
Hangi mekteplerde okursun bilmem
Görürüm ki her gün aynı nakarattır sürüp gider
Oysa bilirim ki ben mekteplilerim
Mektepler insana hayatı o kadar öğretemez işte
Okuduğum akademilerden bunu öğrendim ben
bir yol boyu
düşünüp durdum işsizliği
ne yeri belli ne de yurdu
dağılmış bütün dünyaya işsizlik korkusu
ağaçların içinden gün gözüktü bu sabah
bu akşam yine gitti
yarım paket cıgara
vay anasını sattığım dünya
dinamit bulamıyorum ki tam ortasına koyam
bir de sondaj aleti gerek ya
hiç birini bulamıyorum
Gece karanlıktı
Gece sesiz
Ay vardı sanırım o gece
Aydınlatmıyordu ama
Pusluydu gece




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!