Dinmeyen kinine gem vurulmaz nefret dolu
Şu çırpınan çılgın dalgalar
Öfkesini kusuyor denizin
Oltalarda can çekişen balıklar acısını
Döküyor denizin
Gecenin karanlığını aydınlatan yakamoz
Mezardır zaman sonsuz sevdalara
Gün biter güneş batar açılır perde
Gelinir karanlıkla ansızın göz göze
Ayrılır kanatlarından bir anda insan
Bir derin pişmanlık, bir ürkek bakış
Sensiz karanlığın koynundayım
Bir beşiğe sığınmış yarınlarım
Sahipsiz anılarımı sallarda durur
Korkunun bittiği yer değil
Umutların başladığı saatlerdeyim
Masum doğrular belirir yine gözlerimde
Dünyalık olmadığı her halinden belli,
Yönü farklı olsa da, vakit yine göç vakti.
Yorgun gönül sonunda kendi derdinde
İlk gün ve son gündür hatırlanan geride
Söyle cemreler bu yıl gelmesin
Havaya suya toprağa düşmesin
Yaslı gönüller için kış ve
İlkbahar arasındaki fark nedir
Şehitler için ölmek ve
Yaşamak arasındaki fark nedir
Kirli yüzünü yağmurlar yıkadı
Bütün sokakların
Geçmişe gittim seninle
Düşlerimde adım adım
Okudum düşüne düşüne
Usulca bağırdım aşkın ardından
Beni öldürmektir gidişin
Güldü beklenmedik bir rahatlıkla
Çıplaktır ayakların dikkat et üşürsün
Korkma ayrılıktan sakın
Sözlerinde ruhumu okşayan bir şey var
Bana nefes aldıran
Gönlümü yeniden hayata kanatlandıran
Bir bahar şiirinin mısralarında yaşatır gibi
Bağ bozumundan kaçan tohum misali
Cezasız kalmış ilk suçun;
Cesaretine yenik düştü
Dualarımız…
Ondandır;
İlk hatanın
Günahkârı olarak yaşamamız…
Kara düşünceler saltanat sürer
Yokluğunun ardından
Her yer hazan her yer hüzün
Gönüllerde derin bir hicran
Sevdalar kör, tüm aşklar sağır




-
Mehmet Faruk Ersoy
-
Ercan Vural
Tüm YorumlarTebrikler sevgili abim kalemine yüreğine sağlık.
Az sözle çok şeyi anlatma sanatı olan şiir... Duygularınızı yazıya döktüğünüz bu çalışmalardan dolayı tebrik ederim.