Dostlar Şiiri - Edip Cansever

Edip Cansever
8 Ağustos 1928 - 28 Mayıs 1986
198

ŞİİR


260

TAKİPÇİ

Dostlar

Fethi Naci'ye

Geldin mi, iyi
Yollarından yürüyüsler sızdıran sonbahar
Bir tenhalığı eskisinden çok sezmeyi
Bakımsız bahçeler mi olur, büyük ahşap boş odaları mı olur
Ne olur
Ey bana sevmeme gücü veren güzellik
Eski bir kadını eski bir park kanepesinde bırakan sonbahar
Aldatılmış bir yüzü yağmur oluklarında
O yüz ki bir denizin tekrar tekrar bittiği
Gece yarısı kokularında
Yosunlu bir kıyıda ancak
Dilinde çakılların ve derinliğin en son tadı
İşte
Bir vakit daha geçti, şimdi ne yapsak
Ne yapsak, bir vakit geldi ve geçti
Ey bana sevmeme gücü veren güzellik
Sonbahar
Sen mi kaldın bir
Yok birşey yapacak.

Bin dokuz yüz yetmiş bir yazı, ey unutulmayan yaz
Bıraktığın gibi mi kalsak
Bir çiçek milyon kere katılaştı eridi
Açtı dağıldı
Yaşamadı hiç belki
Bir ışık olsun yakmadı
Tuzlu ve ıslak bir ışık
Tankerler geçti kıyılardan gene
Suyu zonklataraktan
Gül koktu saçlarında taşıdikları benzin
Senin saçlarında
Alnın üstünden kuzular inen bir tepe gibi eğildi
Boynun bir uçurumdan çekiliyormuş gibi gergin
Bitti o yaz, şimdi
Yerleşti çoktan
Bize sevmeme gücü veren güzellik.

Tenha bir meyhanede oturuyorduk sevgilim
İzmir'in eski rıhtımında
Bilirsin, severim çok İzmir'in eski rıhtımını
Hani bir çesit kuşlar vardır bulanık denizinin
İnsanlar gibi konuşur o kuşlar bazen
Ve unutulmuş diller gibi pek anlaşılmaz ne konuştukları
Millerce yıl öteden bir tenhalığı sözlendirirler
Hatırla
Ne demiştim o gün ben sana
'Her tenha semtte kurulmamış bir saat yakışır'
Benim o bunaltılı günlerimden kalma bir mısra
Ve sense b
..........
..........

Edip Cansever
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • On İki
    On İki

    Klasik bir edip cansever şiiri.Güzel bir şiir.

  • Kenan Mermer
    Kenan Mermer

    Sanki 150 sene evvel bu tavrı bizden çok önce adet edinmiş ve çok daha savruklaşabilen bir ırkın söyleyicilerinin ve belki hususan A. Vigny 'nin ortalama bir güncellenmesi gibi geldi bu okuduklarım bana..

  • Hasan Bilgin
    Hasan Bilgin

    'Kalbim, diyorum
    Yorgunsa da, yaralıysa da, hepimizin'

    Edip CANSEVER, diyorum.
    O gerçek bir şiir. ama bir tek kendisini yazamamış bir şair.

    Ruhun Şad olsun ustam.

  • Hüseyin Gedik
    Hüseyin Gedik

    uzatılan herşey sıkıcı gelir insanlara cenaze namazı bile oysa az sonra en sevdiklerinden birini toprakla kapadacakdır.kısa ve öz anlatım tarzı daha etkileyici bence .

  • Tarık Onursal
    Tarık Onursal

    devranbirsen@mynet.com

  • Ahmet Nural Öztürk
    Ahmet Nural Öztürk

    ben bu şiiri çok kısa yazardım
    örneğin

    ne zaman bir cenaze arabası görsem
    mevsim hiç önemli değil
    sen gelirsin aklıma
    bir hal olur içim

    bunu uzatmanın ne anlamı var gibi geliyor bana ne dersiniz

    ahmet nural öztürk

  • Ahmet Nural Öztürk
    Ahmet Nural Öztürk

    ben bu şiiri çok kısa yazardım
    örneğin

    ne zaman bir cenaze arabası görsem
    mevsim hiç önemli değil
    sen gelirsin aklıma
    bir hal olur içim

    bunu uzatmanın ne anlamı var gibi geliyor bana ne dersiniz

    ahmet nural öztürk

  • İbrahim Necati Günay
    İbrahim Necati Günay

    Ama bizim memleketimizde şiir
    Yazık ki ölümle anlatılır biraz
    Ölümle anlaşılabilir

    Dr İbrahim Necati Günay.
    ( www.ultrailan.com )

  • Bahri Yıldırım
    Bahri Yıldırım

    Yaşama ait olan ne varsa topladığınız zaman ortaya şiir çıkıyor.Ustasının elindem çıkınca daha doyumsuz.El emeği göz nuru nakış nakış bir örgü

  • Ersin Akyürek
    Ersin Akyürek



    Dostlar



    Feşi Naci'ye

    Geldin mi, iyi
    Yollarından yürüyüsler sızdıran sonbahar
    Bir tenhalığı eskisinden çok sezmeyi
    Bakımsız bahçeler mi olur, büyük ahşap boş odaları mı olur
    Ne olur
    Ey bana sevmeme gücü veren güzellik
    Eski bir kadını eski bir park kanepesinde bırakan sonbahar
    Aldatılmış bir yüzü yağmur oluklarında
    O yüz ki bir denizin tekrar tekrar bittiği
    Gece yarısı kokularında
    Yosunlu bir kıyıda ancak
    Dilinde çakılların ve derinliğin en son tadı
    İşte
    Bir vakit daha geçti, şimdi ne yapsak
    Ne yapsak, bir vakit geldi ve geçti
    Ey bana sevmeme gücü veren güzellik
    Sonbahar
    Sen mi kaldın bir
    Yok birşey yapacak.

    Bin dokuz yüz yetmiş bir yazı, ey unutulmayan yaz
    Bıraktığın gibi mi kalsak
    Bir çiçek milyon kere katılaştı eridi
    Açtı dağıldı
    Yaşamadı hiç belki
    Bir ışık olsun yakmadı
    Tuzlu ve ıslak bir ışık
    Tankerler geçti kıyılardan gene
    Suyu zonklataraktan
    Gül koktu saçlarında taşıdikları benzin
    Senin saçlarında
    Alnın üstünden kuzular inen bir tepe gibi eğildi
    Boynun bir uçurumdan çekiliyormuş gibi gergin
    Bitti o yaz, şimdi
    Yerleşti çoktan
    Bize sevmeme gücü veren güzellik.

    Tenha bir meyhanede oturuyorduk sevgilim
    İzmir'in eski rıhtımında
    Bilirsin, severim çok İzmir'in eski rıhtımını
    Hani bir çesit kuşlar vardır bulanık denizinin
    İnsanlar gibi konuşur o kuşlar bazen
    Ve unutulmuş diller gibi pek anlaşılmaz ne konuştukları
    Millerce yıl öteden bir tenhalığı sözlendirirler
    Hatırla
    Ne demiştim o gün ben sana
    'Her tenha semtte kurulmamış bir saat yakışır'
    Benim o bunaltılı günlerimden kalma bir mısra
    Ve sense bana Aragon'un
    -Parisli şair, yüzü aslan dolu-
    Sımsıcak, dipdiri bir mısrasını anlatmıştin
    Seninle ve parmaklarınla
    Bardakta duran suyun bir akarsuyu
    Nasıl kıskandığını anlatmıştın boyuna
    Nasıl mı
    Dedim ya, seninle ve parmaklarınla
    Neden olmasın, yeni yakilan bir sigarayla da anlatılabilir şiir
    Apansız bir yolculukla da
    Bir karpuzu ikiye bölmekle, bir portakalı dilim dilim ayırmakla
    Anlatılabilir
    Ama bizim memleketimizde şiir
    Yazık ki ölümle anlatılır biraz
    Ölümle anlaşılabilir
    ..........
    ..........



    Edip Cansever




TÜM YORUMLAR (13)